Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

 

rb6

İŞİTSEL ÖĞRENEN KİŞİLER
Küçük yaşta kendi kendine konuşarak oynar, çok konuşkan olurlar

Yaşına göre daha kapsamlı cümle kurabilir.   Kelime dağarcığı geniştir.

Okulöncesinde kendisine söylenen cümleleri rahatlıkla tekrarlayabilir.
Ses ve müziğe duyarlıdır. Sohbeti ve birileriyle çalışmayı sever.  

  na2 

Genellikle ahenkli ve güzel konuşur.
İşittiklerini daha iyi anlar. Daha çok konuşarak, tartışarak öğrenir.

 Bir kelimenin yazılışını hatırlamak için kelimeyi sesli tekrar eder veya etmesi önerilir.
Bilgi alırken dinlemeyi okumaya tercih eder.       

 Olay ve kavramları birinin anlatmasıyla daha iyi anlar.
Sınıf içindeki sesten rahatsız olur.

na2

 Gürültülü ortamda öğretmenin anlattıklarını takip etmekte zorlanır.
Yabancı dil öğrenmeye son derece yatkındır.

Özellikle konuşma ve dinleme becerisi ile ön plana çıkar. 

Problem çözerken sesli düşünür. Okul şarkılarını kolaylıkla öğrenir.  

 Küçük yaşta pek çok şarkıyı baştan sona kadar sadece dinleyerek öğrenebilir.  
 

rb6

GÖRSEL ÖĞRENEN KİŞİLER
Özel yaşamında düzenli, titizdir. Karışıklık ve dağınıklıktan rahatsız olur.

Küçük yaşta hiç kimse onlara öğretmeden eşyalarına yer belirler, düzenli şekilde eşyalarını o yerlere koyar.
Genellikle sessizdir, sessiz ortamları sever. Gürültüden çok rahatsız olmaz.
Olayları görüntüleri ile birlikte algılar.

Oyunları hareketli olmakla beraber, hiçbir zaman kinestetik öğrenen gibi hareketler görülmez.

Eşyalarını çok iyi korur ve görüntülerine önem verir. Yap-bozları ve diğer görsel oyunları sever.

 na2 

 Resim yapmaya isteklidir. Renkleri küçük yaşta ayırt edebilir.
Kılık kıyafete önem verir, yakası bir tarafa, kravatı bir tarafa kaymaz.
Yazmayı sevmesede defterlerini özenli kullanır. Bundan dolayı büyükleri tarafından örnek gösterilir. 

Kullanılmış, yıpratılmış kitapları sevmez.
Düz anlatımdan tam yararlanam
az. Tam anlaması için görsel malzemelerle

 (harita, poster, şema, grafik gibi) desteklenmesi gerekir.
Öğrendiği konuyu gözlerinin önüne getirerek hatırlamaya çalışır.
Anlatılan masalları görüntü olarak hayalinde canlandırabilir.

İşlerini planlamayı sever, programlıdır  Öğreneceği şeylerin de belli bir düzen ve.

 program içinde karşısına çıkmasını ister Disiplinli olmak en belirgin özelliğidir.

  

rb6

DOKUNSAL ÖĞRENEN KİŞİLER

 Dokunmayı, dokunulmayı sever. Bu, iletişimin ve sevginin dışa yansımasıdır.
Oldukça hareketlidir. Kas belleğine sahip olduğu için ancak yaparak algılayabilir.
Tahta-tebeşir-anlatım tarzı ders işleme sisteminden en az yararlanan onlardır.  

 Öğrenebilmesi için mutlaka ellerini kullanabileceği,

 yaparak yaşayarak öğrenme tekniğinin uygulanması gerekir.

 Sınıf yerine okul bahçesi ve laboratuvarda daha iyi öğrenir.
Dünyayı adeta vücuduyla hisseder ve o dünyayı anlamak için tüm vücudunu kullanır.
Eşyalarının düzensiz ve karışık olmasından hiç rahatsız olmaz.

 Düzen onun için önemsiz bir ayrıntıdır. Evin dışında oynarken tabiatla sarmaş dolaştır. 

 Tertemiz bir kıyafetle evden çıkar. Düğmeleri kopmuş, dizleri yırtılmış,

 toz toprak, çamur ve sırılsıklam ter içinde geri döner. Duygularını konuşmayı sever. 

na2

  ÇOCUKLARIMIZA ARKADAŞLARIMIZADIKKAT EDER ONLARIN NASIL

BİR ZEKAYA SAHIP OLDUKLARINIANLARSAK DAHA SAGLAM VE GÜZEL

 İLİŞKİLER KURA BİLİRİZ HAYATTA BAŞARİLAR SİZİNOLSUN 

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

          who's online       

Comments on: "ÖĞRENME ŞEKLINE GÖRE EĞİTİM" (1)

  1. şenol said:

    Se\’âdet-i Ebediyyenin son sözünden :
     
    (Se’âdet-i Ebediyye) kitâbını okuyarak anlayan bahtiyâr bir kimse, hem din bilgilerini öğrenir, hem de İmâm-ı Rabbânîyi “rahmetullahi aleyh” tanıyarak, kalbi Ona meyl eder, bağlanır. Onun bütün dünyâya saçdığı nûrları alıp, olgunlaşmağa, kemâle gelmeğe başlar da haberi olmaz. Ham bir karpuz, güneşin ışıkları karşısında zemânla olgunlaşdığı, tatlılaşdığı gibi yetişerek kâmil bir insan olur. Bu dünyâyı, hayâtı görüşünde değişiklikler olduğunu his eder. Hâller, zevkler, tatlı rü’yâlar görmeğe başlar. İmâm-ı Rabbânîyi, Evliyâyı, Eshâb-ı kirâmı ve Resûlullahı “sallallahü aleyhi ve sellem” rü’yâda görmeğe, uyanık iken rûhlarını insan şeklinde görmeğe, bunlarla konuşmağa bağlar. Nefsi de gafletden kurtulup, nemâzın tadını duymağa, ibâdetlerden zevk almağa başlar. Günâhlardan, harâm olan şeylerden, kötü huylardan nefret duyar. İyi huylar onun âdeti olur. Herkese iyilik eder. Cem’iyyete, millete fâideli olur. Se’âdet-i ebediyyeye kavuşur ve başkalarını da kavuşdurur.

    Yâ Rabbî! Dostlarını öyle yaptın ki, onları tanıyan sana kavuşuyor
    ve sana kavuşmayan, onları tanımıyor. Abdüllah-i Ensârî Hirevî "Rahmetullahi aleyh"

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: