Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

 
FURGAN KARDEŞİMDEN ÖLÜM İLE İLGİLİ AYETİ KERİMELER
Animation3282255_gif9Animation3282255_gif9
 
Ya da (bunlar) karanlıklar gök gürültüsü ve şimşek(ler)le yüklü ‘gökten şiddetli bir yağmur fırtınasına tutulmuş gibidirler ki yıldırımların saldığı dehşetle’; ölüm korkusundan parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar. Oysa Allah kafirleri çepeçevre kuşatıcıdır. (2/19)
Sonra şükredesiniz diye sizi ölümünüzden sonra dirilttik. (2/56)
De ki: "Eğer Allah katında ahiret yurdu başka insanların değil de
yalnızca sizin ise (ve) doğru sözlüyseniz öyleyse hemen ölümü dileyin." (2/94)
rosebar
Oysa onlar önceden ellerinin takdim ettiklerinden dolayı onu (ölümü) hiçbir
 zaman kesin olarak dilemiyeceklerdir. Allah zalimleri bilendir. (2/95)
Yoksa siz Yakub’un ölüm anında orada şahidler miydiniz? O oğullarına:
"Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediğinde onlar: "Senin ilahına
ve ataların İbrahim İsmail ve İshak’ın ilahı olan tek bir ilaha ibadet edeceğiz;
 bizler ona teslim olduk" demişlerdi. (2/133)
Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında gece ile gündüzün ard arda gelişinde
 insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde Allah’ın yağdırdığı ve kendisiyle
 yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda her canlıyı orada üretip-yaymasında rüzgarları estirmesinde gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır. (2/164)
rosebar
Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman eğer geride bir hayır bırakmışsa
anaya babaya ve yakın akrabaya bilinen (uygun meşru) bir tarzda vasiyette
 bulunması -Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir hak olarak- size yazıldı
 (farz kılındı). (2/180)
Binlerce kişinin ölüm korkusuyla yurtlarından çıktıklarını görmedin mi?
 Allah onlara: "Ölün" dedi sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah insanlara
karşı fazl sahibidir. Ancak insanların çoğunluğu şükretmez. (2/243)
rosebar
Ya da altı üstüne gelmiş ıssız duran bir şehre uğrayan gibisini (görmedin mi?)
 Demişti ki: "Allah burasını ölümünden sonra nasıl diriltecekmiş?"
 Bunun üzerine Allah onu yüz yıl ölü bıraktı sonra onu diriltti. (Ve ona) Dedi ki:
 "Ne kadar kaldın?" O: "Bir gün veya bir günden az kaldım" dedi. (Allah ona:)
 "Hayır yüz yıl kaldın böyleyken yiyeceğine ve içeceğine bak henüz bozulmamış;
eşeğine de bir bak; (bunu yapmamız) seni insanlara ibret-belgesi kılmamız içindir
. Kemiklere de bir bak nasıl bir araya getiriyoruz sonra da onlara et giydiriyoruz?
" dedi. O kendisine (bunlar) apaçık belli olduktan sonra dedi ki: "(Artık şimdi)
 Biliyorum ki gerçekten Allah herşeye güç yetirendir." (2/259)
Andolsun siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz.
 İşte onu gördünüz ama bakıp duruyorsunuz. (3/143)
Onlar kendileri oturup kardeşleri için: "Eğer bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi"
 diyenlerdir. De ki: "Eğer doğru sözlüler iseniz ölümü kendinizden savın öyleyse." (3/168)
rosebar
Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir.
 Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir.
 Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir. (3/185)
Kadınlarınızdan fuhuş yapanların aleyhinde olmak üzere içinizden dört şahid tutun.
Eğer şehadet ederlerse, onları ölüm alıp götürünceye veya Allah onlara bir
 yol kılıncaya kadar evlerde alıkoyun. (4/15)
Tevbe; ne kötülükleri yapıp-edip de onlardan birine ölüm çatınca:
 "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenler ne de kafir olarak ölenler için değil.
 Böyleleri için acı bir azab hazırlamışızdır. (4/18)
rosebar
Her nerede olursanız ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş
şatolarda olsanız bile. Onlara bir iyilik dokunsa: "Bu Allah’tandır" derler;
 onlara bir kötülük dokunsa: "Bu sendendir" derler. De ki: "Tümü Allah’tandır.
" Fakat ne oluyor ki bu topluluğa hiçbir sözü anlamaya çalışmıyorlar? (4/78)
Allah yolunda hicret eden, yeryüzünde barınacak çok yer de bulur
 genişlik (ve bolluk) da. Allah’a ve Resûlü’ne hicret etmek üzere evinden 
 çıkan, sonra kendisine ölüm gelen kişinin ecri şüphesiz Allah’a düşmüştür.
 Allah bağışlayıcıdır, esirgeyicidir. (4/100)
rosebar
Ey iman edenler, sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, vasiyet hazırlanışında
 aranızda içinizden adaletli iki kişiyi (şahid tutun.) Veya yolculukta olup size ölüm
musibeti gelip çatarsa, sizden olmayan başka iki kişiyi (şahid tutun. İkisini)
Şayet kuşkulanacak olursanız namazdan sonra alıkoyarsınız onlar da (size):
"Akraba dahi olsa onu (yeminimizi) hiçbir değere değiştirmeyeceğiz ve
 Allah’ın şahidliğini gizlemeyeceğiz. Aksi takdirde biz elbette
 günahkarlardan oluruz." diye Allah adına yemin etsinler. (5/106)
O kulları üzerinde kahredici (kahhar) olandır. Size koruyucular gönderiyor.
 Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman elçilerimiz onun ‘hayatına
 son verirler.’ Onlar (bu işte ne eksik ne fazla) kusur etmezler. (6/61)
rosebar
Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden veya kendisine hiçbir şey vahyolunmamışken
"Bana da vahy geldi" diyen ve "Allah’ın indirdiğinin bir benzerini de ben indireceğim"
 diyenden daha zalim kimdir? Sen bu zalimleri ölümün ‘şiddetli sarsıntıları’
sırasında meleklerin ellerini uzatarak onlara: "Canlarınızı (bu kıskıvrak yakalanıştan)
 çıkarın, bugün Allah’a karşı haksız olanı söylediğiniz ve O’nun ayetlerinden
büyüklenerek (yüz çevirmeniz) dolayısıyla alçaltıcı bir azabla karşılık göreceksiniz"
 (dediklerinde) bir görsen… (6/93)
rosebar
De ki: "Şüphesiz, benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm
alemlerin Rabbi olan Allah’ındır." (6/162)
(Herşey) Açıkça ortaya çıktıktan sonra bile sanki kendileri göz göre göre ölüme
sürükleniyorlarmış gibi seninle hak konusunda tartışıp duruyorlardı. (8/6)
O’nun arşı su üzerinde iken amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu
 denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur. Andolsun onlara:
"Gerçekten siz ölümden sonra yine diriltileceksiniz" dersen inkâr edenler mutlaka: "
Bu açıkça bir büyüden başkası değildir" derler. (11/7)
rosebar
Yutkunmaya çabalayacak ve boğazından geçirmeyi başaramıyacak, ona her
yandan ölüm gelecek oysa ölmeyecek de. Ardından daha katı bir azab olacak. (14/17)
Allah gökten su indirdi ölümünden sonra yeri onunla diriltti; işitebilen bir
topluluk için bunda gerçekten bir ayet vardır. (16/65)
Bu durumda biz, sana hayatında kat kat, ölümün de kat kat (acısını) tattırırdık;
sonra bize karşı bir yardımcı bulamazdın. (17/75)
Biz onları yemek yemez cesetler kılmadık ve onlar ölümsüz değillerdi. (21/8)
rosebar
Senden önce hiçbir beşere ölümsüzlüğü vermedik; şimdi sen ölürsen
onlar ölümsüz mü kalacaklar? (21/34)
Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi şerle de hayırla da deneyerek imtihan
ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz. (21/35)
Sonunda onlardan birine ölüm geldiği zaman der ki: "Rabbim beni geri çevirin." (23/99)
Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra bize döndürüleceksiniz. (29/57)
Andolsun onlara: "Gökten su indirip de ölümünden sonra yeryüzünü dirilten kimdir?
" diye soracak olursan şüphesiz: "Allah" diyecekler. De ki:
"Hamd Allah’ındır." Hayır onların çoğu akletmiyorlar. (29/63)
O ölüden diriyi çıkarır ve diriden ölüyü çıkarır, ölümünden sonra da yeri diriltir.
 İşte, siz de böyle çıkarılacaksınız. (30/19)
rosebar
Size bir korku ve umut (unsuru) olarak şimşeği göstermesi ile gökten su indirmek suretiyle ölümünden sonra yeri onunla diriltmesi de O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda,
aklını kullanabilecek bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (30/24)
Şimdi Allah’ın rahmetinin eserlerine bak; ölümünden sonra yeryüzünü nasıl
diriltmektedir?Şüphesiz O, ölüleri de gerçekten diriltecektir.
 O herşeye güç yetirendir. (30/50)De ki: "Size vekil kılınan ölüm meleği
hayatınıza son verecek, sonra Rabbinize
 döndürülmüş olacaksınız." (32/11)
rosebar
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçış size kesin olarak
 bir yarar sağlamaz; böyle olsa bile pek az (bir zaman) dışında metalanıp-yararlandırılmazsınız." (33/16)(Geldiklerinde de) Size karşı ‘cimri ve bencildirler.’
 Şayet korku gelecek olsa ölümden dolayı üstüne baygınlık çökmüş kimseler
 gibi gözleri dönerek sana bakmakta olduklarını görürsün. Korku gidince
hayra karşı oldukça düşkünlük göstererek sizi keskin dilleriyle (eleştirip inciterek)
 karşılarlar. İşte onlar iman etmemişlerdir; böylece Allah onların yaptıklarını
boşa çıkarmıştır. Bu Allah’a göre pek kolaydır. (33/19)
rosebar
Böylece onun (Süleymanın) ölümüne karar verdiğimiz zaman, ölümünü onlara
 asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi.
 Artık o yere yıkılıp-düşünce açıkca ortaya çıktı ki şayet cinler gaybı bilmiş
olsalardı, böylesine aşağılanıcı bir azab içinde kalıp-yaşamazlardı. (34/14)
Allah rüzgarları gönderir, onlar da bulutu kaldırır, böylece biz onu ölü bir beldeye
 sürükleriz, onunla yeri ölümünden sonra diriltiriz. İşte (ölümden sonra) dirilip-
 yayılma da böyledir. (35/9)"Yalnızca birinci ölümümüzden başka (öyle mi)?
Ve biz azaba uğratılacak olanlar değil miymişiz?" (37/59)
rosebar
Allah ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar).
 Böylece kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanı(n ruhunu) tutar, öbürünü ise
adı konulmuş bir ecele kadar salıverir. Şüphesiz bunda düşünebilen bir kavim
 için gerçekten ayetler vardır. (39/42)
Gerçek şu ki, sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir. (39/30)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

  who's online    

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Etiket Bulutu