Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

“şeyh” ve “mürid

 
 
alialas-kayanyildiz4cf3518balialas-kayanyildiz
Tasavvufa göre “şeyh” ve “mürid” kavramlarına
 açıklık getirir misiniz?

Şeyh, yol gösteren arif kişi,mürid ise, şeyhe bağlı kimse
anlamındadır.
Şeyh (mürşid), insanları halktan Hakka ulaştırmada
 bir rehber, bir kılavuzdur.
Okulda hoca ne ise, dergâhta mürşit de odur. Hoca,
 daha çok akla hitap eder.
Mürşit ise, ruhla meşgul olur. Mürşidin yüzü nuranî,
 sözü Rabbanîdir. 
Mürşide, şu zâviyeden bakmak isabetli olacaktır:
“Üstad ve mürşid,
014km3
 masdar ve menba telakki edilmemek gerektir.
Belki mazhar ve ma’kes olduklarını bilmek lazımdır.
Mesela, hararet ve ziya, sana bir ayine vasıtasıyla gelir.
Sende, güneşe karşı minnettar olmaya bedel, ayineyi
masdar telakki edip,güneşi unutup, ona minnettar olmak
divaneliktir.Evet, ayine muhafaza edilmeli, çünkü mazhardır.
 İşte, mürşidin ruhu ve kalbi bir ayinedir.
Cenab-ı Haktan gelen feyze ma’kes olur.
Müridine aksedilmesine de vesile olur.
 Vesilelikten fazla feyiz noktasında makam verilmemek lazımdır.”
“Vesile” kelimesi üzerinde kısaca durmakta yarar görüyoruz.
“Allah’a bir vesile arayın” (Maide Sûresi, 35) ayeti vesileyi emreder.
Vesile, Allah’a kurbiyete (yakınlığa) sebep olacak şeylerdir.
 Mesela, İlâhi emirleri yapmak, günahları terk etmek gibi…
Keza, salavat Resulullah’a ulaşmaya bir vesile, Resulullah ise,
 Rahman’ın rahmetine bir vesiledir.
014km3 
Doktor, nasıl şifaya vesiledir, fakat şifa Allah’tandır.
Onun gibi, mürşid dahi İlâhi feyiz ve hidayete bir vesiledir.
 Hidayet Allah’tandır.  Müridin şeyhine kalbini bağlaması,
 onda fâni olması, tasavvufî ifadesiyle fena fiş-şeyh;
 fena fir-resul ve fena-fillaha vasıta olmalıdır. Yani mürid,
şeyhinde fani olmak halinden Resulullah’ta fani olmaya yükselmeli,
 o makamdan da Allah’ta fani olma derecesine çıkmalıdır.
İlim ehli insanlardan istifade, irfan sahibi mürşitlerden ise,
istifaza edilir, feyz alınır. Kâmil mürşitlerin huzurunda duyulan
 huzur,bir feyz tecellisinden ibarettir.
“Onların nefesi, gayb âleminin baharındandır.
Onun tesiriyle, gönülde ve canda yeşillik ve tazelik husule gelir.”
Bir üstada merbutiyet, bir şeyhe bağlılık güzel olmakla beraber, bu bağlılık insanı, “şeyhim beni kurtarır” şeklinde bir tembelliğe sevk etmemelidir. Nitekim, peygamber hanımı olmak Hz. Nuh ve Hz. Lut’un
 hanımlarına yetmemiş (Tahrim Sûresi, 10), peygamber oğlu olmak Nuh’un oğullarından birisi için fayda sağlamamıştır. (Hud Sûresi, 45-46). Cenab-ı Hak, Nuh’un oğlu için “O senin ehlinden değil.” demektedir. Şüphesiz bu, neseb itibariyle değil,inanç yönündendir.
014km3
Hz. Peygamberin, kızı Fatıma’ya “Ey Fatıma!
Amelinle kendini ateşten kurtar. Yoksa ben de seni kurtaramam!”
 şeklindeki hatırlatması, cidden anlamlıdır.
Beyazid-i Bistami, “Kürkünüzden bir parça verseniz de, teberrüken
 üzerimde taşısam” diyen müridine şöyle der: “Evladım, sen adam olmazsan,değil Bayezid’in kürkü, belki derisini yüzüp de içerisine girsen, yine fayda etmez.” Verilen bu örnekler, şefaati reddetmek anlamında değildir. Peygamberlerin, kâmil mürşitlerin elbette şefaati olacaktır.Fakat buna layık olabilmek için, belli bir amel ve ihlas seviyesini yakalamak lazımdır.

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

          who's online      

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: