Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

Archive for Nisan 15, 2008

Gavs hz.lerinin zikir hakkindaki sohbetleri

 

23k21pebesmele 323k21pe

Buyurdular…
Kalbin gıdası zikirdir. Günahlar ise, şeytanın gıdasıdır. Kalbini diriltmek
 ve beslemek isteyen kimse Yüce Allah’ın zikrini çok yapmalıdır. Günah
 işleyenler, kalplerini zayıflatıp şeytanı kuvvetlendirmiş olurlar. Şeytanı
 kuvvetli olanın dini zayıf olur. Onun için haramlardan uzak durmalıdır
-Zikre devam ediniz, virde önem veriniz. Çünkü kalbin tek ilacı zikirdir. 
 Kur?an okumak, salâvat çekmek, hizmet etmek sevaptır; fakat bunlar
 kalbe ilaç olmaz, nefsin çirkin sıfatlarını değiştirmez. Nefsi ancak zikir
terbiye eder.?-Zikir kalbin gıdasıdır; gıdasını almayan kalp zayıflar,
sonra ölür.Kalp ancak zikir ile beslenir, kuvvetlenir, tatlanır, manen
hayat bulur. Haramlar ve işlenen günahlar ise, şeytanın gıdasıdır.
İşlenen günahlar, insanın kalbini zayıflatır; onun düşmanı olan nefsi
 ve şeytanı kuvvetlendirir. Bu nedenle, insanın içinde kalp, nefis ve
şeytan devamlı mücadele hâlindedir. Rabbü?l-Alemin:
rb6 
Dikkat edin, uyanık olun; kalpler ancak Allah?ın zikriyle huzur bulur,
buyurmuştur.? Ra’d 28Yüce Allah’i zikre devam ediniz.Zikir çekerken
uyanik olunuz.Allah zikrini kalbinizin içine yerlestiriniz. Zikir kalbe
yerlesince siz istemesenizde kalp Yüce Allah’i zikreder.Midenizi
düsünün;o,siz istemesiniz de kendi isini görür.Siz uyurken bile
işine devam eder.Içine zikir yerleşen kalp de böyledir.”
–Zikr cekmeyen sofi avamdir. Naksi listesine sadece zikir*
 ceken sofiler yazilir.*Nefis nefy isbat ile müslüman olur.
*Sofiler bize dünya sikayeti ediyorlar.Ama bir sofi gelip zikr ile
soru sormuyor.*Dünya dertleri hep gafletten geliyor. Zikri sürekli
 cekin,günahlara meyl etmeyin. Yoksa zikr uzar gider.” 
-Gavs hz.lerine bir sofi gelip “Zikrimi cekemiyorum “
deyince mübarek celalleniyor. Mübarek* yok hastayim,yok
yapamiyorum gibi dertlerin zikre mani olmadigini buyurmus ve
 her türlüsünün gafletten meydana geldigini buyurmus.
 Illaki zikri cekmek gerektigini buyurmustur.
Gavs sani yine (zikr cekmeyen rabita yapmayan kisiyi
 tanimadiklarini) buyurmustur
Gavs – ı Sânî –
rb6 
-Hazretleri, Divan’daki görevlilere ve korumalara buyurmuşlar;
“Virdinizi çekmezseniz, 100 sene de hizmet etseniz; işe yaramaz.”
– Hatme,rabıta ve vird bizim yolumuzun esaslarıdır. bunlardan birini
yapankapımızın önündedir.İkisini yapanın eli elimizdedir.
Üçünü yapanın eli cebimizdedir ne isterse alsın.”
Gavs-i Sani (k.s) virdi şöyle anlatmış:
Düşünün sobayı nasıl ki soba yanar sonra sobayı temızlemesseniz ne olur
bilirmisiniz der sobayı yakmaya kalkarsanız soba tıkanır dumanı gerı teper
o zaman buğulursunuz zehirlenir ölürsünüz Gavs (k.s) devam edıyor virdi
cekmesenız kalbe Allah cc nuru gelmez Allahın nurunun gelmedigi kalp ne
olur olur Allah cc anmayan kalp olur ve Allah’ın nuru Kalbine girmez o zaman
kalbe seytanın vesvesesı girer Allahı unutmaya kadar gider, virdınızı çekin
gafletsız dıyor sonra gavs-ı Sani hz. gıdın hesap verın gorevlılere der. 
Gavs-ı Sani Hz.lerinin vird üzerine yaptığı sohbetin bir kısmını
-”Siz hastasınız ve bir doktora gittiniz.Doktor sizin hastalığınıza iyi
gelecek bir ilaç tavsiye etti.
Bu ilacı alırsanız iyileşeceksiniz.Ancak ilacı almıyorsunuz ve hastalık da
geçmiyor.Vird kalbin ilacıdır, eğer gafletsiz çekilirse lezzet alınır ve
derdinize derman olur. Vird gaflet ileçekilirse bitmek bilmez.
İnsan bir an önce kalkmak ister, sıkıntı basar.Allah dan başka
bir şeyi vird esnasında düşünmek gafletdir.Gaflet ise şeytandandır.
Bu yolu bitirmek lazımdır”
Şöyle bir soru soruldu;
-”Efendim, biz virdi gafletsiz çekmek istiyoruz ama olmuyor”.
Cevaben buyurdular ki;-”Çok çalışmak lazımdır, virde başlandığında
 bir kerede çekmek gerekir. Vird esnasında sadece Allah’ı düşünmek
 gerekir”
 
Gavs’ımızın Sohbeti
rb6 
*Şah-ı Nakşibend Hz. (ksa) bir gün vird çekiyordu. Bir ses işitti.
 Ses dedi; ey kulum ben senden razıyım. Geçmiş günahlarını ve
gelecek günahlarını affettim. Yeter artık vird çekme dedi. Şah-ı
Nakşibend (ksa) Hz.leri dikkat etti, ses tek noktadan geliyordu.
 Baktı sağından, solundan, arkadan, önden, alttan ve üstten gelmiyor.
Sadece tek bir noktadan geliyordu. Şah-ı Nakşibend (ksa) Hz.leri
Şeriat ilmine vurdu, dedi ey iblis sen şeytansın, şeytan; 
 nerden anladın, şeytan olduğumu, Şah-ı Nakşibend (ksa) Hz.leri dedi;
(Benim Rabbimin sesi her yönden ve aynı anda gelir.) seninki tek bir
 noktadan geliyor. Sağ elini yukarı kaldırıp, elindeki vird tesbihini bir
 vurdu, şeytanın arşını kırdı, tuz budak etti, ilmi sayesinde. İlim nurdur,
 ışıktır. Onun için herkes ilim yapacak, okuyacak, öğrenecek. Bir taksinin
 her şeyi olsa farı olmazsa yol gidemez. İşte insanda da ilim olmazsa her
 yer karanlıktır. Kısa zamanda tepe takla gider. İşte Şah-ı – Nakşi – bend –
 (ksa) Hz.leri denilmesindeki sebep budur. İlmiyle şeytanın levhini
kırmasından sonra, Allahu-Teala Azimüşan Şah-ı Nakşibend (ksa) Hz.
lerinin kalp kulağına, Ey kulum ilmin ile öyle bir sed çektinki,
 iblis bu seti kıyamete kadar aşamaz. Gavs?ımız açıkladı; ?
Şahı, en ulu yüksek, Nakşi gizli, Bend set, yani maneviyattan yapılmış
gizli aşılmayan yüce, ulu sed anlamına gelir. Bu sed Allah (cc ) Seddidir.
menzıl yolu başka bahar dan alıntıdır

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

          who's online      

 

Aşktır

 

 

    (@)AŞKTIR(@)

kaaba-door
 

AŞKTIR…
Yağmur tanesidir…
Kabe’nin siyah örtüsüne yüz sürenin gözünden dökülendir…
Mecnun Leyla’ya “sen de kimsin” dediğinde çöl marallarının

 gırtlağına tıkanandır…
kım
Aşktır…
Bahta yemin ettirendir…
Zaman kafa tutturandır…
Hesap günü kargaşasında anaya yavrusunu unutturan neyse,
 istediğinde insana herkesi ve her şeyi öyle unutturandır…
kım

Aşktır…
Mahpusta ilk akşamın cigarasıdır.
Hemşirenin kucağında iki kilo sekizyüz gramlık kütlesiyle,

yarım yamalak gözünü size doğru dönüp bir şey söylemeye
çalışandır…
kım
İlk orucun iftarının ilk zeytinidir.
Simsiyah saçlardır.
Zifir akşamlardır.
Boğaz köprüsünün üzerinde atlamasınlar diye polislere
nöbet tutturandır…
kım
Aşktır…
Bir fotoğrafın yıllar sonra kanamaya başlamasıdır.
Ayasofya’da İsa’nın gözünden süzülen yaş tanelerini
görebilme marifetidir.Eylül akşamlarında gelip gözlerinde duran
yakalandığında çaresiz kılandır…
kım
Aşktır…
Yola koyulduğunda ayrılığı, unutulduğunda ağlamayı,
 her hatırlandığında yıkılmayı sevdirendir.
Menekşeye konuşmayı öğretendir.
Şubat ayına terk edilmeyi…
kım
Aşktır…
Yeni çıkan şarkılardır.
Suya yazılmış yazı, kalbe çizilmiş bir ad, sadece paslı bıçak,
baldıran zehri, gün Siirt’in fıstık bahçelerinin üzerinde batarken
 güneşin mehtaba dönüştüğü an, her kaybedildiğinde kazanılandır…
kım
Aşktır…
Bir insanın üç günlük dünya hayatında karşısına çıkabilecek
 en büyük numaradır.
Sihirdir, büyüdür.
Neden saçları beyazlamışsa ondandır
Mektupları yaktın, resimleri yırttın deyip de, yine de ömrü
 boyunca unutulmayacak olandır…
kım
Aşktır…
Talandır… yangın yeridir… dağları yürütendir…
Bir gece ayı sol, güneşi sağ eline verseler de vazgeçilmez olandır.
Kadıköy-karaköy vapurunda serin bir ekim akşamüstünde,
 tahta sıralarda güzelim poyraz saçları yalarken karşı karşıya
oturulandır…Rastlanılandır…
Yakalanılandır…
Hesap edilemeyendir…
kım
Aşktır…
Damda deve ararken, balıklara iğnesini getirten,
çok yücelten, yerin dibine batırandır…
Zevaldir, kuşluktur…
Ebu bekr’in yol arkadaşlığıdır.
Fatıma’nın paklığıdır.
Zeyneb’in cesaretidir.
Vahşi’nin pişmanlığıdır…
kım
Aşktır…
Darağaçlarında, batakhanelerde, cezaevi koridorlarında,
 meyhane masalarında, yalnız odalarda kol gezendir…
Feleği şaşırtandır…
Masumiyete, cinayet işleyebilme yeteneğini sınatabilecek
 kadar ileri gidendir…
kım
Aşktır…
Cehennemin kapısında, cennetin tam ortasında durabilendir.
Gücü yetendir.
Şimdi herkesi biraz ona benzeten, şimdi her gördüğünü o
zanneden mahur efkardır…
Yasak tanımayandır.
Hayatın acil servislerinde kanayan, aranılan kanı
bulunamıyanların felaketidir…
kım
Aşktır…
En çok İstanbul, en akşam Ankara, en ikindi İzmir,
en karlı Erzincan, en deli Rize, en gece Eskişehir,
 en gizli Mardin’dir.
Bir abadır…
Bir hırkadır…
Bir solukta kırkbin kere adını söyletebilendir…
kım
Aşktır…
Herkes için bir keredir.
O yüzden başta olandır…
O yüzden başlatandır…
O yüzden aşk “A”dır…

kım
İBRAHİM SADRİ
“AŞK 29 HARFTİR” isimli kitabının “A” harfi bölümü
AHMET KARDEŞİMİN HEDIYESIDIR

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

          who's online      
 

 

 

KALPLERİN ŞİFASI VİRD

 

y1pX9625i1kVAmsoe_xEs2799ikOtM-L6ES4vLiSCteNVKOe_mSHGrhhKrIOXFCJ1S_jSl03QgprJc      allahra0  allahra0    y1pX9625i1kVAmsoe_xEs2799ikOtM-L6ES4vLiSCteNVKOe_mSHGrhhKrIOXFCJ1S_jSl03QgprJc

Yazan: S.Fetullah ERDAL

Tarikatı nakşibendiden maksat kalbi gafletten uyandırıp rabbi rahmimize bağlayıp ilahi huzuru elde edebilmektir. İnsan sadece Allah(c.c.) ı sevip onun dışında hiçbir şeye kalbini bağlamamalıdır. Allah_u teala yalnız kendi zatının sevilmesini başka bir şeye sevgi gösterilmemesini arzu eder. Ancak, Allah n sevgisi dostluğu kazanıldıktan sonra insan rahata kavuşur, dünyada kabirde haşirde neşirde. Kazançların en karlısı Allah dostluğudur. Allaha yönelen kimse onun dostu olduğu için eziyet görmez.Tüm bunlara ulaşabilmenin en kolay ve en önemli yolu kulun sürekli zikir halinde olabilmesidir. Rabbimiz(c.c.) siz beni zikredin, bende sizi zikredeyim (bakara 2/152) bu müjde zikrin faziletini anlatmaya yeterlidir. Bir Kutsi hadiste rabbimiz: kulum beni zikrettiğinde bende onunla beraberim. Kulum beni gizlice anarsa bende onu özel olarak zatımla zikrederim. Kulum beni toplulukta zikrederse bende onu daha hayırlı bir meclis içinde(meleklerimin yanında) zikrederim buyurmuştur.

a.k. a.k. a.k. a.k. a.k. a.k.

 Büyükler virdi olmayanın varidanı olmaz demişlerdir. Sadat-ı Nakşibendî bu husus üzerinde titizlikle durmuşlardır: Gavsımız bir sohbetlerinde: zikir kalbin gıdasıdır. Gıdasını almayan kalp zayıflar sonra ölür. Kalp ancak zikir ile beslenir, kuvvetlenir tatlanır manen hayat bulur. Haramlar ve işlenen günahlar ise şeytanın gıdasıdır işlenen günahlar insanın kalbini zayıflatır nefsini ve şeytanı güçlendirir. Bu nedenle kalp, nefis ve şeytan ile sürekli mücadele halindedir. Rabbil âlemin: dikkat edin uyanık olun, kalpler ancak Allahın zikriyle huzur bulur(Rad 13/28) buyurmuştur. Zikreden bir kalple zikretmeyen kalp arasında ki fark ölü ile diri arasındaki fark gibidir. Zikreden kalp hakkı hakikati duyar emirler riayet eder bir ilahi emir karşısında tereddüt dahi etmez rabbiyle beraber olmanın huzurunu her dem yaşar ve o hal ona rabbinin rızasını kazanmada bir vesile olur. İlahi emirleri sırf kulağıyla değil aynı zamanda kalbiyle de duyar. Ezan okunur kalbi duyar, rabbinin ayetleri okunur kalbi ürperiri imanı artar. Ve o her dem Allah la olan münasebetini artırmanın yanında ona kavuşma aşkıyla da yanmaya başlar. Yaratılan her nesnede onu görür onsuzluğa tahammülü kalmaz. İşte tüm bu haller ancak Allahın zikriyle olur. Dünyevi arzu ve isteklerimiz bizi rabbimizden uzaklaştırmamalı, her zaman rabbimizle beraberlik her işimizi onun rızasına uygun yapmamıza vesile olur b u sayede dünyamızda ahrete döner. Bir gün bayezit i bestami hazretleri hacdadır. Kabenin yanında bir insan görür ki Kâbe’nin örtüsüne sarılmış ağlamaktadır hem de öyle ağlıyor ki mübarek gıpta eder ve ne güzel ağlıyor rabbim banada böyle ağlamayı nasip et der biraz sonra keşf ile kalbine baktığında onun dünyalık bir iş için ağladığını görür ve şaşırır.

a.k. a.k. a.k. a.k. a.k. a.k.

Sonra Mekke sokaklarında gezerken ticaret yapan bir genç görür. Genç öylesine dünyalığa dalmış ki her tarafını kadınlar çevirmiş onlara bir şeyler satıyor. efendi hazretleri ona bakar ve üzülür: şu gence bak der ne kadarda dünyaya dalmış der . Bu gencin kalbine nazar ettiğinde görürü ki genç bir an dahi Allahtan gafil değil o buna çok şaşırır. İşte dünyayı ahirete çevirmiş bir genç o genç ne kadar bahtiyardır ki Rabbi Rahimi bu ahir zamanda bir rehber nasip etmiş ve yine ona nasip etmiş kendisi anmayı bu ne güzel bir devlettir bu ne güzel bir lütuf. Yalnız bu noktada bize çok iş düşüyor verilen nimetlerin değerini bilmeli her an nefis muhasebesi yapmalı ve görevlerimizi ihmal etmemeliyiz hele de bu Allah’ı anmak gibi büyük bir güzellik iken. Mürşidimiz bu konuya özellikle titizlik gösteriyor ve her demde bizi uyarıyor. Eğer onun elinde terbiye olmak istiyorsak eğer onu sevdiğimizi söylüyorsak emirlerine riayet etmeliyiz ki bu şekilde sevgimizin yalan olmadığı anlaşılsın bir insan düşün ki Allah’ı sevdiğini söylese onun emirlerini yapmasa resullahı sevdiğini söylese sünnetini yapmasa onun sevgisi ne kadar gerçekçi olur ki çünkü seven sevdiğinin her dediğini yapar. Bunun gibi biz mürşidimize sevgimizi de onun bize verdiği reçeteleri hakkıyla yerine getirmekle göstermeliyiz.

a.k. a.k. a.k. a.k. a.k. a.k.

S.Abdulhakim hz. buyurdular: sabah akşam virdlerinize devam ediniz. Bu derslere devam ettikçe kaplerde Allahın izni şahı haznenin himmetiyle ilahi bir pencere açılır. İnsanların en hayırlısı kullar hakkında kötülük düşünmeden sabahlayan ve akşama kavuşandır. İnsanın en iyi dostu Allaha kullukta kendisine yardımcı olandır.İnsanın kalbi sağlam olursa bütün vücududa iyi olur. Kalp bozulursa bütün vücud bozuk olur. Kalp Allahu tealanın zikrinin yapıldığı yerdir. Kalp ölürse bütün vücut yok olur. Nakşibendilikte asıl önemli olan kalbi ıslah etmektir. Zikirden maksat kalbi bütünüyle çalıştırmaktır. Çalışmaya başlayan kalp, saat gibi çalışır. O zaman kalbin sahibi hangi işle meşgul olursa olsun kalbi zikretmeye devam eder böylece insanın her anı zikirle ve ibadetle geçer. Hasan-ı Basri hz. birisi gelip efendim gönlüm kasvetle dolu ne yapayım deyince buyurur: Allah’ın zikri ve tövbe ile yumuşat buyurur.Nefis pak olup kalp münevver bir hale gelirse o zaman Allahın kokusu gelir. Necis olan nefsin kokusu sahibinde bulundukça yaptığı amellerin nuru semaya ulaşmaz ve zayi olur. Böyle bir amel sahibine fayda vermez, Allaha ancak pak bir gönül ve pak bir dil ile ulaşabiliriz.

seymes.com. dan alıntıdır                       

http://gavsisanim.spaces.live.com/

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

          who's online      

Etiket Bulutu