Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

y1pfmTo4R3l3zHn5d_rpfmZSDW0r1QTtT9i2XqGGXvoxGGii-Il8Xmc7eHZhQUecDET4jUrN5ZWSkAy1p44Zx8l9XYTBTcxnNccnn3WLoeAnc1uGNbZniY1kCqb7dakrMNHptf4EbJWcks6xW-jf6jEPCk04y1pfmTo4R3l3zHn5d_rpfmZSDW0r1QTtT9i2XqGGXvoxGGii-Il8Xmc7eHZhQUecDET4jUrN5ZWSkA
NEFSE DAİR
Semerkand dergısı
   
   Mehmet Ildırar
  
   Nefsin hakikatini anlamak için, önce nefisin ne olduğuna bakalım. Lugata göre nefis, bir şeyin varlığı, hakikatı, zatı, kendisi manasına gelir. Tasavvufta ise insanın hayvanî tarafının adıdır.
   İttifakla bildirildiğine göre, insanın nefsi şerrin kaynağı, kötülüğün temelidir.
   Nasıl ruh, Allah’ın emriyle vücutta bir varlık, bir cevher ise, nefis de ruh gibi bedende bir varlıktır. Kötü huyların, çirkin fiillerin ortaya çıkmasının sebebi nefistir.
   Nefis iki şekilde tezahür eder: Kişiye günah işleten arzu ve hevası ile kibir, hased, cimrilik, öfke, kin gibi cibiliyetten (yaratılıştan) gelen kötü hasletler. Günahların temizlenmesi, işte bu kötü hasletlerin değiştirilmesi ile mümkündür. Bu da nefsin terbiyesi ile olur.
   Allahu Tealâ insanı yarattıktan sonra ona gazabı ve şehveti verdi. Gazab ve şehvetin orta hali yani itidali olduğu gibi, ifrat ve tefridi de vardır. Allahu Tealâ itidali emretti. Şehvetin ifratı yani haram tarafı hırs, oburluk, yüzsüzlük, riyadır… Tefriti ise cimrilik, yaltaklanma, hasettir… Ortası, yani itidali de cömertlik, haya, sabır, zarafet, kanaatır. Haram olanlar helale tebdil etmedikçe tevbelerimiz kabul olmaz.
   Gazap da böyledir. İfratı böbürlenme, kızma, dövme, kibir, husumet, kindir. Tefriti alçaklık, hamiyetsizlik, sabırsızlıktır. Ortası ise kerem, cesaret, tehammül, vakar ve merhamet sahibi olmaktır.
   Allahu Tealâ buyuruyor: “Yaklaşan gün hususunda onları uyar! Çünkü o anda dehşet içinde yutkunurken yürekleri ağızlarına gelmiştir. Zalimlerin ne şefaatçisi vardır, ne sözü dinlenir. Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.” (Mü’min, 18-19)
   Zikrin hakikatlari müminin kalbine yerleşir ve bütün vücudu zikreder hale gelirse, buna “zat zikri” denir. Böyle bir zikir nefsin zulmaniyetini kaplar ve nefse ilâhi bir anlayışla düşmanlık duyulur. Artık bilir ki, düşman bu nefistir. Başka düşman aramaz. Nazarını düşmana diker, bekçiliğe başlar. O zaman Allahu Tealâ keşif ile, ihbar ile, türlü rüya ve marifet halleriyle o müride şöyle işittirir: “Yakînini artır. Ben senden yanayım. Düşmanını tanıdın, yüz çevirdin. Ben de inayetimi açtım, kurbiyetime gel…”
   Nefis iki kısımdır, demiştik. Günahlar ve cibilliyetindeki haller. Tevbe ile günahlardan kurtulmak mümkündür. Ama cibilliyetten olan kibir, hased, cimrilik, öfke gibi haller ahlâk-ı hamide olarak değiştirilmedikçe nefsin ıslahı mümkün olmaz. Allahu Tealâ ayet-i celile ve hadis-i şeritlerle nefsin düşmanlığı için pek çok haberler beyan buyurmuştur. Bunlardan bazıları:
   “…nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.” (Şems, 9-10)
   “Rabbimin merhamet etmesi mütesna, şüphe yok ki nefis kötülüğü emreder.” (Yusuf, 53)
   Ve hadis-i şerifler:
   “Allah bir kuluna hayır murad ederse, nefsinin ayıplarını ona gösterir.” (Ne gariptir ki bir adama nefsinin ayıbını söylesen, sana kızar.)
   Rasulullah s.a.v. Tebük Muharebesi’nden dönerken buyurdu:
   – “Küçük cihaddan büyük cihada dönmüş oluyoruz.”
   – “Ya Rasulallah” dediler; “muharebeden daha büyük cihad olur mu?”
   Buyurdu:
   – “Dikkat edin, o nefis mücahedesidir!”
   Nefis mücahadesi gazadan, muharebeden üstün tutulmuştur. Zira muharebenin meşakkati belirli zamanda biter. Nefis mücahedesi ise ömür boyu sürer.

http://gavsisanim.spaces.live.com

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

  who's online    

Comments on: "ﻬஐ♥ ﷲ ♥ஐﻬ NEFSE DAİR ﻬஐ♥ ﷲ ♥ஐﻬ" (2)

  1. “Allah bir kuluna hayır murad ederse, nefsinin ayıplarını ona gösterir.” (Ne gariptir ki bir adama nefsinin ayıbını söylesen, sana kızar.)
       Rabbim bizleri Dostun yolunda sebat etmiş Rızayı İlahiyeden ayrılamadan yaşayanlardan etsin inşallah.Allah razı olsun gül yolun dostu Allaha emanet …

  2.  
    Buradan Bir Müslüman Geçti Denilecek Estiğin yerlerde hoş bir koku bırakacaksın, takip edilecek bir iz… Bu yapabileceğin en asgari hizmet insanlık için.. Buradan su geçti denilecek, buradan bir müslüman, buradan kaliteli, iyi yetişmiş, ALLAHa karşı sorumlulukları iyi hazmetmiş bu sebepten içinde bulunduğu dünyayla, birlikte yasadığı insanlarla nasıl ilişki içinde bulunacağını bilen bir kul geçti denilecek… Attığın her adim, konuştuğun her kelime bir anlam, bir değer taşıyacak… On yıl önce ayni sofrada oturduğun bir dostun, kapısının önünden bir kere geçtiğin bir komsunun, yol üzeri görüp sıcak bir tebessümle selam verdiğin her bir kimsenin hatırını taşıyacaksın kalbinde… Küçümsemeyeceksin hiç bir şeyi ve hiç kimseyi, her insandan alacak bir şeylerin olduğunu varsayacaksın. Düşüneceksin ki eğer ALLAH bu insanı yaratmaya değer kıldıysa bana düsen de ayni saygıyla yaklaşmak, muamelede bulunmaktır ve unutmayacaksın ki karsındakine gösterdiğin saygı kendine olan saygının bir yansımasıdır… Dünyayı değiştirebileceğin, zulümleri durdurabileceğin, topluma dürüstlük tohumları ekebileceğin umudunu taşıyacaksın hep… Tek bir senle değişeceğine inanacaksın bu dünyanın… Rasul tek bir insan değil miydi? Duruşun temsil edecek düşüncelerini ve ahlakını… Yaptığın her iste, girdiğin her ortamda en iyi olmayı hedefleyeceksin… Bunu insani gururunu tatmin etmek cin değil, mensubu olduğun eşsiz dine olan borcundan, dizinin dibinde yetiştiğin insanların emeğine olan saygından yapacaksın. ALLAH için bildiğin doğruyu gözünü budaktan sakınmadan savunacak, ALLAHın adaletini girdiğin her ortama hakim kılmaya çalışacaksın… Yaptığın en ufak bir hayrın, birinde bıraktığın bir parça güven duygusunun günün birinde hiç ummadığın bir anda karşına çıkacağı, elinden tutacağı bilincini taşıyacaksın… İlimle yapacaksın bunları, erdemle yapacaksın, bilgiyle yapacaksın… ALLAH için, Onun rızasına ulaşmak için, huzuruna alnı ak varabilmek için yapacaksın… Gelişme ve öğrenmenin sonu olmadığı bilinciyle ve başın öne eğildiği oranda ulaşmak istediğin hedefe yaklaştığın bilinciyle yapacaksın … Değil mi ki; “insanlar başaklara benzerler içleri doldukça başları aşağıya eğilir
    selam ve dua ile can ablacığım

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: