Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

   
   Hüseyin Erçelik
  
   İslâm dini ile müşerref olmanın yanı sıra, Allah’ın bütün emirlerine boyun eğdikleri için, daha bu dünyada iken kendilerine nimet verilmiş, bağışlanmaya ve kurtuluşa ermiş, ayrıca Allah’ın rızasına kavuşmuş olan bazı mutluluk yolcuları bulunmaktadır ki, biz bunlara kısaca müttakiler diyoruz.
  
   Allah’ı sayan, azabından çekinen ve korkan anlamlarına gelen “müttaki” kelimesinin işaret ettiği mana, genelde insanın manevi dünyası ile ilgilidir.
   Kişinin iç dünyasını düzene koyması ve her türlü maddi-manevi kirlerden ruhen ve bedenen temizlenebilmesi için, öncelikle iyi ahlâka sahip olması gerekmektedir. Bu da ancak, Allah ve Sevgili Rasulü’nün hoşnut olacağı, iki dünya saadetine ulaştıracak güzel ameller işlemekle ve daha da önemlisi Yüce Allah ile kopması mümkün olmayan manevi bir bağ kurmakla mümkün olur.
   Cenab-ı Allah’a nasıl inanılması gerekiyorsa, o şekilde inanan ve bu inancın gereğini hakkıyla yerine getirenler, Allah ve Rasülü’nün övgüsüne mazhar olurlar ki, işte bunların bir kısmı müttakiler diye isimlendirilmektedir. 
  


Onlar İnanır ve Allah İçin Yaşarlar

   Müttakilerin iman, ahlâk ve düşünce hayatları ile başkalarına örnek teşkil edecek güzel davranışlarına Kur’an-ı Kerim’de genişçe yer verilmekte ve onların ‘gayb’a inanan, namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verilenlerden Allah yolunda harcayan, Kur’an’a ve daha önce indirilen diğer kitaplara inanan, Ahirete de kesin olarak iman eden kişiler olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca bu gibi kişilerin doğru bir yol üzerinde bulunduklarına ve sonuçta da kurtuluşa ereceklerine işaret edilmektedir. 

   Müttakilerden olabilmek için, öncelikle kişinin Allah’a, kitaplarına ve ahiret gününe kesin olarak inanması, imanî konularda kalbinde en küçük bir vesveseye meydan vermemesi, ayrıca inancının gereği olan amelleri de işlemesi gerekmektedir. Kur’an-ı Kerim’in bize bildirdiğine göre, bu da öncelikle namazın dosdoğru kılınması ve verilen nimetlerin Allah yolunda harcanması şeklinde iki temel esasa dayanmaktadır.
   Müttakilerden olabilmek için bir yandan namaz vasıtasıyla Yüce Allah’la aramızdaki manevi bağı geliştirip onu ebedileştirirken, diğer yandan bize verilen boş zaman, sağlık ve servet gibi nimetleri, kısacası harcayabileceğimiz her şeyimizi Allah yolunda seferber edebilmenin yollarını aramalıyız. Ayrıca aldığımız her nefeste, yediğimiz her lokmada, attığımız her adımda, işlediğimiz her amelde sadece ve sadece Allah’ın rızasını aramalı, hayır veya şer olarak her yapılanın O’nun nezdinde bilindiğini, iyi-kötü hiçbir amelin karşılıksız kalmayacağını unutmamalıyız. 
  


Onlar Dünyacı Değildir

   Diğer yönden yeryüzünde hiçbir şeyin baki kalmadığı, insanın sahip olduğu makam, mevki, servet ve fiziki güzellik gibi dünyevî nimetlerin geçici; kalıcı olanın ise, nimetlerin Allah yolunda sarf edilmesi sonucu elde edilen büyük mükafatların olduğu hususu daima göz önünde bulundurulmalıdır.
   İlk plânda güzelmiş gibi görünen nice nimetler vardır ki, bunlar insanı mutlu kılma yerine, onu bunalıma ve daha da önemlisi Yüce Allah’ın hoşnut olmayacağı işler yapmaya sevk edebilir. Bu sebeple Allah’tan her şeyin hayırlısı istenmeli, “Bu dünyaya bir daha mı geleceğim, şu üç günlük dünya hayatında günümü gün edeyim” düşüncesinden sıyrılarak, ebedi olan Ahiret hayatı hedef alınmalı, bunun için de gerekli hazırlıklar zaman kaybetmeksizin yapılmaya başlanmalıdır.
   Böyle bir gayrete girildiği andan itibaren, karşılaşılacak olan her türlü maddi-manevi sıkıntıların üstesinden gelineceği, bunların bir imtihan vesilesi olduğu, gösterilen tahammül ve sabrın da günahların affına ve dolayısıyla Allah’a daha da yaklaşmaya vesile olacağı bilinmelidir. 
  


Müttakilerden Olmak İçin…

   Kur’an-ı Kerim’de müttakiler övülmüş ve onların her iki dünyada sonsuz nimetlerle mükafatlandırılacağı belirtilmiştir. Müttakiler sınıfına girmek ve her iki alemde de bahtiyar olmak için ne yapmalıyız? Şimdi özet halinde bu hususlara bir göz atalım.


   Allah’tan sakınmalıdır.

   Müttakilerden olabilmek için; “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının, O’na yaklaşmaya vesile arayın ve O’nun yolunda cihad edin ki, kurtuluşa eresiniz.” “…kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükafatını büyütür.” “ Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa öylece sakının ve siz ancak müslümanlar olarak ölün.” mealindeki ayetlerde de belirtildiği üzere, her şeyden önce Cenab-ı Allah’ın yasak kıldığı hususlara yaklaşmaktan son derece kaçınılmalı, bunları yapma cesareti gösterilmesi halinde de, Allah’ın azabından nasıl korkulması gerekiyorsa öylece korkulmalıdır.
   Bununla birlikte Allah’a yaklaşmak için vesileler aranmalı, malımızla, canımızla, kalemimizle, sohbetimizle, velhasıl her şeyimizle O’nun hoşnutluğunu sağlayıcı çalışmalar yaparak insanlığa yararlı hizmetler üretilmelidir.
   Dinin bütün hükümlerine inanmalı ve yapmaya gayret etmelidir.
   İnsanın daha şimdiden ahiretini kazanabilmesi için, Allah’a ve O’nun Kur’an-ı Kerim ve Rasülü Hz. Muhammed s.a.v. vasıtasıyla bizlere ulaştırdığı bütün hükümlere hakkıyla inanmalı, gücü nisbetinde bunları yerine getirmenin gayreti içinde olmalıdır. Böyle kişiler Kur’an’ın ifadesiyle, büyük bir başarıya ulaşanlardır.
   Ayrıca Allah’a ve O’nun Rasülü’ne itaat daim olmalı, hayatının her safhasında şartlar ne olursa olsun inancının gereğini yerine getirmekten kişiyi hiçbir engel alıkoymamalıdır.
   İman edip de her türlü zorluğa rağmen imanlarında sebat edenler Yüce Allah tarafından övülmüş, önce iman edip de daha sonra dinden çıkanlar ise kınanmıştır. “O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara: İmanınızdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın (denilir).” “Yüzleri ağaranlar ise Allah’ın rahmeti içindedirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.” mealindeki ayetler, bu gerçeği bize anlatırlar.


   Özü sözü bir olmalıdır.

   Müttakilerden olabilmek için, “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve sözün doğrusunu söyleyin ki Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın.” mealindeki ayet hükmünce; sözde, özde, her türlü hal ve harekette doğru olunmalı, doğruluğun insanı kurtuluşa ve bağışlanmaya sevk edip sonuçta cennete ulaştıracağı unutulmamalıdır.


   Faydalı işler yapmalıdır.

   Yüce Allah’ın, “Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedî kalacaklardır.” buyruğu mucibince insan, hayatı boyunca kendi yakın çevresinden başlayarak bütün insanlığa yararlı olacak işler yapma niyet ve gayretinde olmalı, ömrünü gereksiz ve faydasız şeylerle tüketmemelidir. Zira Kur’an-ı Kerim’de, güzel iş yapanlara karşılık olarak daha güzelinin verileceği, bu gibi kişilerin dünyada hiçbir sıkıntı ve zillet içinde olmayacakları gibi, Ahirette de onlara mükafat olarak içlerinde ebedi kalacakları cennetin verileceği beyan edilmektedir.


   Gece ibadetine devam etmelidir.

   Müttakilerden olabilmenin yollarından biri de az uyumaktır. İnsan bütün geceyi uykuyla geçirmemeli, vaktinde kıldığı farz namazlarının haricinde de, gücü nisbetinde gecenin bir kısmında ve bilhassa seher vakitlerinde uykusunu terk ederek ibadetle meşgul olmalıdır. Kur’an-ı Kerim’de müttakilerin geceleyin az uyudukları ve seher vakitlerinde Allah’a bol bol dua edip O’ndan bağışlanma diledikleri belirtilmektedir.


   Allah yolunda harcamalıdır.

   “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.” “Onların mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı istemeyip) mahrum olanlar (yoksullar) için bir hak vardır.” ”Onun için kim (elinde bulunandan) verirse … biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.” mealindeki ayetlerde de ifade buyurulduğu üzere, müttakilerden olabilmek için, insan Allah’ın kendisine emanet olarak verdiği maddi imkanları muhtaç durumda olanlarla paylaşmalı, hem isteyen ve hem de istemekten utanan yoksulları mutlaka gözetmeli, elindeki servette yoksulların da hakkının bulunduğunu, ondan hayır için verdiği oranda malının korunacağını ve o nispette de artacağını hiç hatırından çıkarmamalıdır.


   Zinadan ve zinaya götüren yollardan uzak durmalıdır.

   Müttakilerden olmak isteyen kişi, zinadan ve zinaya sevk edici her türlü tutum ve davranıştan uzak durmalı ve kendi eşi dışındaki kişilere karşı ırzını korumalıdır. Kur’an-ı Kerim’de bu husus dile getirilirken; “Onlar mahrem yerlerini koruyan kimselerdir, ancak eşleri ve cariyelerine karşı hariç. Çünkü onlara yaklaştıklarında kınanmazlar. Kim bunun ötesini isterse, işte onlar sınırı aşan kimselerdir.” buyurulmaktadır.


   Verdiği sözde durmalıdır.

   Yine müttaki olabilmek için, “Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.” ayetinde de belirtildiği gibi, emanete riayet etmek, karşıdaki insanın kim olduğuna bakılmaksızın verilen sözü tutmak ve ayrıca bir hakkın ispatlanması için kendisine müracaat edildiği zaman dürüstçe şahitlik yapmak ve kesinlikle yalandan kaçınmak gerekmektedir.
   İşte yukarıda sayılan hususları iyi niyet, ihlâs ve samimiyetle yerine getirme arzu ve gayretinde olan kişiler müttakiler olarak isimlendirilmektedir.
   Bu kişilere dünyadayken verilen nimetlere ek olarak, ahirette de sonsuz nimetlerin verileceği ve içinde ırmaklar akan, yemişleri ve gölgesi devamlı olan cennetle mükafatlandırılacağı hususu bize Kur’an-ı Kerim’de haber verilmektedir.
   Cenab-ı Allah’tan bizleri de müttaki addettiği kullarından eylemesini ve onlara vaadettiği mükafatlardan her iki dünyada bizleri de faydalandırmasını temenni ediyoruz.

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

          who's online       

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: