Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

Arif Gönlüne Sığınmak

 
Mehmet ILDIRAR
SEMERKAND – Aylık Tasavvufî Dergi
125. Sayı

Tasavvuf, “safa ve vefa” gözetmektir. Safa, kalbin ve nefsin temizlenmesidir. Bu safa, dünya malıyla servetiyle ele geçmez, ancak Rabbanî bir ikramdır. Vefa ise Allah’a kulluk, itaat ve bağlılıktır.

Herkes Allah’ın kuludur. Fakat gerçekte ise, ben Allah’ın kuluyum, demek için kalbin, benliğin temizlenmesi, ibadet ve taate dikkat edilmesi şarttır. Tasavvuf, bu halin elde edilmesine vesiledir.

Fakat tasavvuf yoluna girenlerin şu dört adımı bilmesi gerekir:

Birinci adım: Allah’ın zatını, isimlerini, sıfatlarını bilip ona göre hareket etmektir. O’nun rahmetine sığınıp, gazabını çekecek davranışlardan kaçınmaktır.

İkincisi: Kendi nefsini, onun isteklerini, bunların doğurduğu şerleri bilmek ve nefsi şerlerden muhafaza
etmektir.

Üçüncüsü: Şeytanı, onun düşmanlığını bilmektir. Nefs kemale ermemiş ise şeytan onu kullanarak insanı yoldan çıkarır, fakat nefs kemale erince şeytan kendine bir yol bulamaz. Kalelere ve kilitli yerlere hırsız giremediği gibi, nefs temizlenir kâmil olursa şeytan insan vücudunda bir arkadaş bulamadığı için içeri giremez. “Şeytan bana çok vesvese veriyor.” diyenin nefsine şeytan musallat olmuştur. Şeytandan şikayet etmek nefsin acizliğinin işaretidir.

Dördüncüsü: Dünyanın hakikatte ne olduğunu bilmek ve onu Allah ve Rasulü’nün emrettiği tarzda kullanmaktır. Zannedildiği gibi tasavvuf dünyadan nefret etmez. Dünyasız tasavvufî hayat ve ahiret de olmaz. Tasavvufun dünyayı reddettiği yönü, şerlere vasıta olması ve dünya sevgisinin Allah’ı unutmaya sebep olmasından dolayıdır. Yoksa bir insan dünyayı ahiret için kullanıyorsa o insan kâmildir, velidir.

İşte bütün bunlarla birlikte öyle kâmil insanların, velilerin yanına gitmek, gönüllerin dünya sevgisinden kurtulmasına sebep olur. Evliya ile oturup kalkanın kalbi Allah ile, ahiret ile meşgul olmaya başlar. Allah’ı hatırlatan, O’nu anmaya sebep kişiyle birlikte olmak, işlerimizin, ibadetlerimizin düzelmesine vesile olur.

Veli fitnelerden sakınır. Bela ve musibetlere karşı Allah Tealâ’nın verdiği ilim ve marifetle sabır gösterir. İhlâsla bezenmiş, riyadan temizlenmiştir. Yüzü tebessüm eder ama kalbi mahzundur. Mahzun olması hakkıyla kulluk edememesindendir. Ahiret endişesinden, korkusundandır. Nimetlerin çokluğunu görür, hesabın çetinliğini düşünür, bundan dolayı da endişe eder.

Kendi yanlarına gelenlerin de ahiretlerinin iyi olmasını ister, onların hidayetine, istikametine vesile olurlar. Velilerin en büyük kerametleri de budur. Gayenin gerçekleşmesi için gerektiğinde başka kerametleri de görülür.

Keramet, Allah Tealâ’nın veli kullarına bir ikramıdır. Mesela Kur’an-ı Kerim’de bildirildiği gibi Hz. Meryem annemize şöyle hitap edilmiştir: “(Kuru) hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine taze hurmalar dökülsün.” (Meryem, 25). Hz. Meryem annemiz suyu olmayan, kuru bir vadiye gelmiş, kuru bir hurma ağacının dibinde doğum sancısı çekmiştir. Kuru hurma ağacından hurma dökülmesi imkansızdır. Allah Tealâ’nın kudretiyle bu hal meydana gelmiş ve Meryem annemizin kerametine delil olmuştur. Çünkü o Allah dostu bir insandır. Kalbi bütünüyle Hakk’a yönelmiştir. Dünya endişesinden, mâsivâdan kurtulmuştur.

Bir insanda böyle bir kalp yoksa, o kişi Allah’tan başka bir şeye bağlı olmayan böyle bir arif aramalı, bulunca da o gönlün hoşnutluğunu kazanmaya çalışmalıdır. Bu çaba onun gönlünü temizleyecek, selim bir kalp sahibi olmasına sebep olacaktır.

Zaten dünya hayatında en önemli işimiz de, ne malın, ne evladın fayda vereceği gün gelmeden selim bir kalbe sahip olmaktır.

 
 

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

          who's online    
Reklamlar

Comments on: "Arif Gönlüne Sığınmak" (1)

  1. YA MUKALLİBE’L- KULUBAllah’ım (c.c.)..Kalbin değişken, devingen hatta dönek olduğunu biliyoruz…Kalbimizi sakinleştirecek olan Sen’sin… Sabitleştirecek olan Sen’sin…. Safileştirecek olan Sen’sin… Sağlamlaştıracak olan Sen’sin…. Selimleştirecek olan Sen’sin…“Ey kalbleri döndüren Allah’ım! Kalblerimizi dinin ve taatın üzerinde sabit kıl.” (Müslim)Kalbimizin üzerinde sebat edeceği bir çizgisi olsun!.. Allah ve Rasulüne teslimiyet çizgisinden sapmasın!Rasulün (sav) buyuruyor ki: “Kalp, bomboş bir arazide rüzgârların oraya buraya savurduğu bir kuş tüyüne benzer.” (İbn-i Mace)Efendimizin buyurduğu gibi: “Allah’ım, Kur’an-ı kalblerimizin bahar yağmuru ve gönüllerimizin nuru kıl!”Ya Fettah! Kalblerimizi sonsuza dek nuruna aç! Çünkü Sen Açansın!.. Kilitli, kılıflı, küflü, kasvetli kalblerimizi İslam’ın güzelliklerine açıver!Zulmetten nura, dalaletten hidayete aç ya müfettiha’l-kulub!“Evet gerçek şu ki kalbler Allahu Tealanın iki parmağı arasındadır; onları istediği gibi evirip çevirir.” (Tirmizi) gerçeğinden Peygamberimiz bizi haberdar kıldı. Şimdi dağınık kalblerimizi kendine döndürmeyecek misin? Bizi kime bırakıyorsun? Biz duamızla Sen’i kalbimize misafir kılmak istiyoruz, kabul etmez misin? Ya Rabbi! Duâmızla aczimizi sana arz ediyoruz. Gidermez misin? Allah’ım!“Duanız olmasa Rabbim sizleri ne yapsın” diyen Sen’sin Rabbim… Bundan cesaret alarak kapına geldik… Rahman ve Rahim sıfatlarını idraklerimize ve yüreklerimize yazan Sen’sin, istiyoruz ki hiç silinmesin… Bize seni sevdirecek gönüller ver!Hz. Musa (as)ın duası ile yalvarıyoruz… “Rabbim göğsüme genişlik ver!” (Taha–25) Allah’ım ruhumuzun bendini, kalbimizin kemendini çöz ki, özgür olabilelim.Kalbimize itminan, gönlümüze inşirah, ruhumuza sekinet, yüreğimize metanet ver ki ayakta kalabilelim…Hz. Muhammed (sav) in dili ile taleplerimizi sana arz ediyoruz, duamızın kabulünü diliyoruz:“Allah’ım, senden, dinde sebat isterim. Doğru söyleyen dil ve kalb-i selim isterim.” (Tirmizi)Allah’ım kalbimize kuvvet ihsan eyle! Yardım et ki, söylerimizi yürekten söyleyebilelim! Yaptıklarımıza yüreğimizi katabilelim… Kalblerimiz kin ve kirden dolayı kriz riski altında;“Allahım! Kalbimi kar ve dolu suyu ile yıkayıp temizle!Beyaz elbiseyi kirden arındırdığın gibi kalbimi de günahlar­dan arındır.” (Buhari)Nebevi yakarış ile arınmak istiyoruz… Bize hastalıksız kalbler ver ki; müminlere karşı gönüllerimizde nefret ve öfke kalmasın… Bize öğrettiğin duâyı sürdürebilelim:“Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalblerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki Sen çok şefkatli, çok merhamelisin” (Haşr-10)Rahmetinle kardeşliğimize ruh ver! Şefkatinle kalblerimizde ülfet ve ünsiyet yeşert… Gönüller çorak kalmasın….Ya Rabbi başka gücümüz kalmadı… Yalnızca sana açılan ellerimiz; çırpınan, sızlayan, inanan bir yüreğimiz var…“Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi eğriltme. Bize tarafından rahmet bağışla. Lütfü en bol olan Sen’sin.” (Al-i İmran -8)Sen yüreğimizi okuyansın, sinelerimizdeki gizlilikleri bilensin, günahlarımızdan dolayı bizi faş etme, affet!Allah’ım, nefsimize celalinle, kalbimize cemalinle, hayatımıza hikmetinle, hatalarımıza rahmetinle müdahale eyle!Ya Rabbi korkuyoruz, endişeliyiz… Kalbimizi ihmal etmekten, kalbin de bize ihanet etmesinden….Ve Efendimizin (SAV) duasına iştirak ediyoruz:“Allah’ım, ürpermeyen kalbten, doymayan nefisten, faydasız ilimden ve kabul olmayacak duâdan sana sığınırım.” (Tirmizi)Ya Rabb! Kalbimizi Kitab’ına râm eyle!Amin!selam ve dua ile abla Allah c.c. razı olsun

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: