Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

Archive for Eylül 23, 2009

GÜLÜN YARİ EFENDİM!…

GÜLÜN YARİ EFENDİM!…

Kullanıcı Avatarı

Söz biter; hıçkırığa boyanır birgün daha
Sûret-i cemalimde mahzun çocuklar çağlar
Benden alır hüznünü seni görmemiş saha
Fikrimin hicretine tam on dört asır ağlar

Kullanıcı Avatarı
………Efendim! An yaralı, bu güz sensiz hastadır
………Semalarda titreşen dualarım yastadır

Kullanıcı Avatarı
Toplanır birer birer deryasına seherin
Nurundan almak için rûhanî güvercinler
Bilmezler, günah nedir; nerde izi kahırın
Sesini duyamayan kalbim elimde inler

Kullanıcı Avatarı
………Efendim! Dil isyanda, zikre seni katıyor
………Halbuki yüreğimde kaç bin Leheb yatıyor

Kullanıcı Avatarı
Kutlu varoluşların en mukaddes olanı
Duası Abdullah’ın, Amine’nin rüyası
Sen ey ana rahminin boynu bükük kalanı
Cihânşumul doğumun en haşmetli ziyâsı

 Kullanıcı Avatarı
………Efendim! yokluğunun diğer adıdır ziyan
………Varlığını haykıran sözlere emridir; yan!

Kullanıcı Avatarı
Sen ki Kureyş müjdesi gonca gonca açılan
O İlahi rahmetin merhamet yüklü gizi
Bir feth-i mübîndin ki karanlığa saçılan
Bitmedi, bitmeyecek zulme verdiğin sızı

Kullanıcı Avatarı
………Efendim! sensizliğim tüketti nedenimi
………Istırap katre katre sarıyor bedenimi

Kullanıcı Avatarı
Yaralı yüreğiyle yağmurları ağlattı
Ardından bakıp kalan gül Mekke sokakları
Gizli bir inilti ki derdi öze bağlattı
Yılların firâkıyla ağrıdı şakakları

Kullanıcı Avatarı
………Efendim! kir ve kan’dır çağın yüzünden sızan
………Nasıl şaşırıp kaldı yönü kefensiz mizan

Kullanıcı Avatarı
Hani âli bayramı yaşamıştı Medine
Râm olup varlığına kurtulurken yoklardan
Ve takvâ yazar iken canını yüce dine
Hala utanır Taif yürüyen ayaklardan

Kullanıcı Avatarı
………Efendim! Kör iz’anla emrine uyamadım
………Düştüm de yollarına kokunu duyamadım

Kullanıcı Avatarı
Bilallerin göğsünde iman ederken taşlar
Onunla haykırdılar; Allah, Resûl ve Ehad
Hûşu hakikatine nasıl koşmuştu başlar
Kanını toprağına değdiremedi Uhud!

Kullanıcı Avatarı
………Efendim! sûretinle ifşa oldu nur nişan
………Sırtındaki mühürde hayat buldu sonsuz şan!

Kullanıcı Avatarı
Ne güzel gülümserdin Ayşe’nin iffetine
‘Beni nasıl sevdin? ‘ e cevabındı; kördüğüm
Çölde kumlar şahitti sevdanın saffetine
Şimdi bir masal gibi kitaplara sorduğum

Kullanıcı Avatarı
………Efendim! Kutlu çilen, dokunmadı çamura
………Güzel ahlâk verilmiş özündeki hamura.

Kullanıcı Avatarı
Ellerim, bir güzide yakarışın kelamı
Mazide nefes alan çöllere hasret sürgün
Muazzam çığlıkların yönü meçhûl selamı
İşte hicrana perde ihtiyâr gece ve gün

Kullanıcı Avatarı
………Efendim! Bilemedik niye güzeldir güller
………ve o lâtif gülleri koparamayan eller.

""KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

          who's online    

KAPIDAN GİRMEK

KAPIDAN GİRMEK
  
   Ahmet Alemdar
  
   Kâmil insan, mana alemine açılan bir kapıdır. Sonsuzluk okyanusuna dalmak için manevi mücevherlerle donatılmış bu değerli kapıdan nasıl girebiliriz?
   Saray ve kale gibi yapılarda kapılar, doğrudan doğruya düz bir hat üzerinde olmaz. Bunlarda geçiş, dışarıdan kolayca anlaşılamayacak biçimde planlânmış, saray veya kale muhafızlarının gözetimi altında girilebilecek şekilde yapılmıştır. Giriş ve taç kapı da bu sisteme uygun olarak tasarlanmıştır. İnsan sarayındaki taç kapının muhafızlarına neler söylemeliyiz ki giriş izni alabilelim…
   Lügatlerimizde “kapıların kapısı” anlamında “bâbü’l-ebvab” deyimi vardır.
Hz. Peygamber s.a.v. dostları bu deyimi tevbe etmek anlamında değerlendirmişlerdir.
İnsandaki bütün kapılara açılan taç kapının anahtarı veya kâmil insanın kapısındaki muhafızlara ilk söyleyebileceğimiz söz, “estağfirullah” olmalıdır. Nefsimizin isyanına, aklımızın
unutkanlığına, ruhumuzun esaretine tevbe … 

   Geleneksel mimarideki kapı nişinin etrafındaki ibare veya ayetleri içeren bordürler, genellikle “sonsuzluk ilkesi”ne göre tasarlanmış süslemelerle çevrilidir. Kâmil insanın kapısı, Rabb’in lütfuyla altın madeninden yapılmıştır ve etrafı nurdan süslemelerle çevrilidir. Bu kapının etrafı, ayetler, hadisler ve din büyüklerinin kelâm-ı kibarları ile donatılmıştır.
   Taç kapılar, bulundukları bölgeye göre değişik isimler alırlar. Her biri aynı görevi yerine getiriyor, aynı merkeze hizmet ediyor olsalar da, farklı zaman ve mekânlardaki kesretin bir tezahürü olarak farklı isimlerle ortaya çıkabilirler. Hakikatin taç kapısı Hz. Muhammed s.a.v. ve O’nun vârisleridir. Gönül şehrine giri ş, onların iznine tabidir. Yaradılış kabiliyetine göre farklı türlerde kapı olabilen insanlar da, belirlenen noktalarda bulunurlar. Tarihte her şehre bir veya birkaç kapıdan girilirmiş; o zaman olduğu gibi bugün de her yerleşim yerinin manevi kapıları olduğunu düşünmek ve şehre girerken bu şuurla hareket etmek bir müminin hassasiyeti haline gelmelidir.
   Kapılar bazen belirli bir sosyal sınıfa tabi insanların derecelerine uygun olacak şekilde kullanılmaları için yapılmıştır. Nitekim Topkapı Sarayı’ndaki girişler de, diğer saraylarda olduğu gibi böyle bir toplumsal derecelendirmeyi gösterir. Zaman zaman isimlendirme de buna göre yapılır: Harem Kapısı, Bâb-ı Hümâyun gibi. İnsanın manevi olarak bulunduğu mertebeye göre girebileceği kapı da bellidir. Sultan’ın bulunduğu kısma varana kadar kapıların biri açılır, diğeri kapanır. Açılan bir kapıdan girebilmek mi önemlidir, yoksa her kapıdan geçerek uzun metrajlı olarak gidebilmek mi? Herkes yolun sonunu getirebilir mi?
   Bir veli, Allah katında değeri olan bir zata istifade etmek için gider ama o kişi tarafından kabul edilmez. Şeyh sabah namazına gitmek için evden çıkarken ayağı sert bir şeye çarpar; bir de bakar ki dün akşam gelen veli, sabah namazına kadar kapısı dibinde kafasını koymuş bekliyor… Kapıdan girebilmek ve kabul edilebilmek için baş koymak ve beklemesini bilmek gerekli…
   Cennet yadigârı mübarek Hacerü’l-Esved taşı, acaba hangi alemin kapısıdır? O kutlu kapıdan girmek isteyen aşık insanlar, başlarını taşa koymadan girme iradesi gösterebilirler mi?
   Kalp, insanın sonsuzluk alemine açılan kapısıdır. Bu kapının madeni, insanın kimliği demektir. Kalbini ve kalbinin etrafını güzelliklerle donatabilen insanın kapısı ötelere açılır. Böyle bir kalp, insanın, fiziğin hem derununa hem de ötesine nüfuz etmesini nasıl sağlıyorsa, mana alemine açılan bir kalbi taşıyan kişi de, bulunduğu toplum içinde, aşk ve mutluluk arayan insanlara kapı olma görevini yerine getiriyor demektir.
   Ne mutlu mana alemine geçiş için “kapı” olabilen insanlara…
   Ne mutlu bu “kapı”ların eşiğine baş koyabilen insanlara…
""KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

          who's online    

Etiket Bulutu