Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

NİYET

 

Arifler Yolunun Erepleri

S MUHAMMED SAKI HAŞIMI

Manevi terbiye yolunda en önemli iş,bu yola güzel bir niyetle girmektir.Bu niyet ALLAH Rızasıdır.İstikamet, önce niyette aranır sonra amelde.Niyet güzel olursa, arkası güzel gelir; bozuk olursa hayırlı sonuç alınamaz.

İlahi davet ve terbiye ile muhatap olan insanlar üç gruptur:Mü’min, münafık,kafir.Bir peygamber bu üç gruba aynı daveti yapar,fakat aynı sonucu alamaz,aynı faydayı veremez.Sonuç ve fayda,her birinin niyetine ve fiiline göre değişik olur.

Mü’min samimi olarak içi ve dışıyla ALLAH’a iman eder;ilahi emir ve hükümlerine,gücü kadar uyar,tabi olur.Bir peygamber veya varisi bu kimseye fayda verir.

Münafık,dışından inanmış gözükür,kalbiyle itiraz eder.Dışıyla itaat eder,içinden isyan eder.Dini dünya için kullanır; din ile dünya kazanmaya,itibar toplamaya çalışır.Bir peygamber veya varisi bu kimseye bir fayda veremez.Ta ki,tövbe edip ihlas ve istikamete gelene kadar.

Kafir ve Münkir,Hakka açıktan itiraz eden,düşmanlık yapan kimsedir.O da iman edip teslim olmadan,peygamberden veya varisinden bir fayda göremez.

İmam Rabbani (k.s),bir mürşid terbiyesine girmekten maksat;hakiki imana ulaşıp,ilahi emir ve hükümleri muhabbetle uygulamaktır.

"Fena ve beka hallerinin elde edilmesinden asıl gaye; "yakin" halinin hasıl olmasıdır.Bundan başka bir şey düşünmek (Mesela ALLAH’ın kendisine hulul edip bedenine girdiğini ,yahut kendisinin,ALLAH’ın zatında kaybolduğunu, veya ibadetlerin kendisinden düştüğü bir makama ulaştığını söylemek) dinden çıkmaktır.

"Asıl maksat,aşk ve muhabbet değil, kulluktur.
Aşk,cezbe ve muhabbet güzel kulluk içindir.

Velayet mertebelerinin en sonu kulluk makamıdır.
Ondan daha üstün bir makam yoktur.

"Tarikat ve hakikat menzillerini,aşıp geçmekten maksat, rıza makamı için gerekli olan,ihlasın elde edilmesidir,başka bir şey değildir!

Büyük veli Ebu Talib el_ Mekki (k.s) demiştir ki;

"Kalbinde ALLAH’tan başka bir muradın kalmaması için cehd ve gayret et:Bu murad sende gerçekleşince işin tamamdır.İsterse keramet ve harikalardan,manevi hal ve tecellilerden sana bir şey verilmesin.

Tasavvuf bütün benliği ile ALLAH yoluna bağlanmaktır.Bu yol,sünnet_i seniyyeye uymaktan başka bir şey değildir.Her şeyi ile dinin hizmetçisidir;dinin gerçek yönünün anlaşılmasına ve gerçek haliyle yaşanmasına hizmet eder.Bütün zevkler,vecdler,keşifler,kerametler,haller sadece dinin anlaşılmasına destek ve dinin güzelce yaşanmasına birer delil yapılmalıdır.

BU YOLDA BÖYLE ŞEYLER İSTENMEZ,BEKLENMEZ,DÜŞÜNÜLMEZ ANCAK;bir hikmet gereği verilirse, edeplice alınmalı,mahcub olarak tevazu ile kabul edilmelidir.
Bu şeyler övünmeye değil, şükre sebeb yapılmalı;nefsin keyfine değil; dinin inkişaf ve hizmetine vesile edilmelidir.

İstikameti ve tek hedefi, ALLAH rızası olan kimsenin,sünnet üzere güzel kulluk ve hizmet etmekten başka bir arayışı varsa aldanmıştır.Niyetini kontrol edip, gidişatını kontrol etmezse,sonuç ALLAH’a değil ateşe gider.

ALLAH rızasını elde etmek için,bir farzı yapmak,binlerce sünnet ve nafileden önce gelir.Amelde önem sırasını karıştırmak,haram ve farzları hafife alıp,nafile hükmündeki işlere dalmak,şeytanın bir hilesidir.

İstikamet niyet ve amelde Yüce ALLAH’ın çizdiği ,yolda gitmektir yoksa,bütün sevgiler beklentiler ve işler azap sebebi olur.Bu tehlikeden kurtulmanın en emniyetli yolu,her işinde Kur’an ve sünneti,rehber etmek,onu rehber edenlerin izinden gitmektir.

Dinimiz,bize her işte dengeyi öğretmiştir,yeter ki bu ölçüleri öğrenelim.

Yüce ALLAH’tan gayrı her şey,ALLAH için sevilirse güzeldir.

BİR PEYGAMBER VEYA VELİ,ANCAK ALLAH İÇİN SEVİLİR.
Yüce ALLAH,amelde olduğu gibi,niyet ve sevgide de istikamet üzere olmamızı emrediyor.En büyük keramet,bu istikamet üzere dünya hayatını yaşamak ve tamamlamaktır.

İstikametin sonu ALLAH Rızası ve Cennettir.Bundan öte bir saadet yoktur….
                             

""KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

          who's online    

Comments on: "NİYET" (1)

  1. Oltalar atılmada denize Denizin bağrı balıkların ağzı yarılmada İnsan ise avlanmanın derdinde Avlanan balık, avlayan ise, insan mı gerçekte de? Zaman geçiyor; balıklar avlanırken, oltalar atılırken, ben yazarken zaman geçiyor; asırlar, devirler devriliyor Ve insan "Ve\’l asr! İnnel-insane lefî husr: Asr\’a yemin olsun ki, insan muhakkak büyük bir hüsrân içindedir." "Fe eyne tezhebûn: Nereye gidiyorsunuz?" Ve insan hep aynı Sürûruyla, hüznüyle, dermanıyla, derdiyle, hırsıyla, kanaatiyle… Ve insan, hep aynı tezatların içinde… Öyleyse değişen ne? Sadece asr mı? Öyleyse değişen sadece dünyanın şekli mi?! Asr-ı saâdet arıyor asırlar! Ya insan bu arayışın neresinde?! " Zamanın neresinden tuttun?" diye sorarken kendime, yine kaçırıyorum ânı elimden, akıp giden nâzenin bir ipek misâli Soruyorlar Üveys el-Karânî\’ye: " Nedir sabrettiren, seni sabaha kadar uykusuz?" Cevap zamanı aşarak, zamanı "hiç"leyerek geliyor. " Daha Sübhân\’ı zikredemeden secdemde gece bitiyor!.." Yetmeyen, tükenen zaman değil aslında; insan Yüreklerimiz tükeniyor, ruhlarımız yitiyor bu hengâmede Mesele, zamana: " Geç git, ben buradayım! Ben sende yokum, sen geç git!" diyebilmede Ve geçip gitmesine rağmen o saâdet asrına erişebilmede "Allâh\’ı anarken eritsem ânı, Geç git, ey dünya!.." desem Çevremde olup bitenler, mekânla sınırlı kalsa ve ben gönlümde mekânsızlığı bulsam.. Allâh\’ın evi olan mekânsızlığı ve gönlümü seyretsem sadece… Sığınağım; altmış üç yıla yüz yirmi dört bin peygamberin hülâsasını sığdıran Nebî! Mîraçta geçmişi, ânı, geleceği cemr\’eden Sevgili sallâllâhu aleyhi ve sellem Şu yaşadığımız devrin ötesine geçip Seni sallâllâhu aleyhi ve sellem ve Seni Seçeni -celle celâlühû- bulmak, ölümden evvel mevtâ olmak nasip olur mu?! Her türlü dertten, dermandan, hırstan ve hatta kanaatten felâha ermek sadece seçilenlere mi has yoksa? "Ey Rabbim! Eğer Senin merhametini yalnız sâlihlerin ümîd etmesi gerekiyorsa mücrimler kime sığınsınlar? Ey yüce Allâh\’ım, eğer Sen yalnız has kullarını kabul ediyorsan, mücrimler kime gidip yakarsınlar?" (Hz. Mevlânâ) Ey güzel Allâh\’ım!.. Şu hayatı, dünya imtihanını aşıp Zât\’ına varabilmeyi, Zât\’ına varışın, kullarının katında da vesîlesi olabilmeyi nasip et! Zamanı varlığında yaşayıp yaşatanlardan olmayı ihsân et! Şüphesiz Sen ihsanı bol olan, Sana yöneleni Sensiz bırakmayansın..Âmin… selam ve dua ile abla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: