Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

Archive for Şubat, 2010

GÜNAHSIZ AĞIZLA DUA..

 

GÜNAHSIZ AĞIZLA DUA..

 

Cenâb-ı Hak, Hz. Musa’ya (a.s),

“Yâ Musa! Bana günahsız bir ağızla dua et” diye buyurdu. Musa aleyhisselâm,

“Yâ Rabbi! Bende böyle bir ağız yok” dedi. Allah Teâlâ buyurdu:

“Başkasının ağzıyla Allah’a dua et.

Çünkü sen başkalarının ağzıyla günah işleyemezsin.

Öyle hareket et ki başkaları senin için gece gündüz dua etsin.

Senin günah işlemediğin ağız, başka birinin senin için özür dileyip, dua ettiği ağızdır.

Yahut kendi ağzını temizle. Allah’ın adını zikreden ağız temizlenir.

Allah’ın ismi bütün pislikleri temizler ve sıkıntıyı giderir.”

(Mesnevi’den)

Kişinin yanında bulunmayan mümin kardeşine dua etmesi, Allah’ın hoşuna gider.

Kişi kardeşi için dua edince, başucundaki melek “âmin” der.

Sana da, “Dua ettiğin gibi olsun” der.

Peygamberimiz (s.a.v),

“Kardeşin kardeşe gıyabında duası reddedilmez” buyurmuştur.

Dilaver Selvi – Ateşin Yakmadığı Aşık

 

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

En Büyük Kişisel Gelisim Kitabı

 
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
 
๑۩۩๑En Büyük Kişisel Gelisim Kitabı๑۩۩๑

Haşr 10: Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol.(¯`♥

Saff 2: Yalandan uzak dur.(¯`♥

Maun 4-5: El…eştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart.(¯`♥

İsra 37: Kibirli olma, alçak gönüllü davran.(¯`♥

Müddesir 1-5: Kendini fazla abartma.(¯`♥

Yunus 12: Vazgeçilmez olmadığını kabul et.(¯`♥

Rum 21: Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster.(¯`♥

Tekasür 1-2: Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme.(¯`♥

En”am 50: Ön yargılarla hayatı kendine zehir etme.(¯`♥

En”am 60: Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın.(¯`♥

Felak 1-5: Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç.(¯`♥

Fecr 27-28: En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var.(¯`♥

Tekvir 25-27: Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma.(¯`♥

Hucurat 10: Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.(¯`♥

Bakara 156: Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma.(¯`♥

Beled 5-6: Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.(¯`♥

Muhammed 7: İyiliği karşılık beklemeden yap.(¯`♥

Vakıa 83-87: Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş.(¯`♥

Bakara 263: Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme.(¯`♥

Furkan 63: Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine öfkenin dinmesini bekle.(¯`♥

İnşirah 1-3: Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle.(¯`♥

Mücadele 7: Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma.(¯`♥

Rahman 7-9: Çıkarcı olma. Adil davran.(¯`♥

Tevbe 40: En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma.(¯`♥

Fatır 19-22: Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla.(¯`♥

Hakka 33-35: Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar içi n asla feda etme.(¯`♥

Kalem 1-2: Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan.(¯`♥

Münafıkun 4: Bencil olma, tebrik etmeyi bil.(¯`♥

Yusuf 32-33: Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme.(¯`♥

Ankebut 41: İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.(¯`♥

Al-i İmran 92: İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma.(¯`♥

Hacc 46: Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama.(¯`♥

İbrahim 42: Merhametli olmaktan asla vazgeçme.(¯`♥

İsra 23: Anne ve babana ”off” bile deme.(¯`♥

Nisa 149: Kendini sürekli övmekten uzak dur.(¯`♥

Enfal 56: Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma.(¯`♥

Âl-i İmrân 139: Yaşadığın zorluklar karşısında kendini bırakma ve üzülme; hedefe ulaşmak inancını ve azmini korumayı, duygularına hakim olmayı gerektirir.(¯`♥

Furkan 43: Heveslerini kendine ilah edinme.(¯`♥

Necm 3: İnanma duygunu diri tut.(¯`♥

Nisa 58: Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme.(¯`♥

 
 
KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

ÇOBANDAKI FERASET VE MARiFET

 

ateşin yakmadığı aşık, dilaver selvi

semerkand yayınları

ÇOBANDAKI FERASET VE MARiFET

 
Hz Ali (ra ) der ki:

"Küçük çocukken ölüp cennetin en yüksek yerlerine ulaşmak beni fazla sevindirmez Beni sevindiren yüce Rabbimi tanıyarak ölmemdir Bunun için yüce Allah’tan beni uzunca yaşatıp kendisini tanıtmasını isterim"

Velilerden Malik b Dinar (rah), bir gün,

"Ah, ah! İnsanların coğu şu dünyada bir ömür yaşadı, yedi içti, gezdi, gördü fakat asıl işten bir tat alamadan, kokusunu koklamadan ölüp gitti" dedi Kendisine,

"Nedir o hiç tadını alamadıkları şey ?" diye sorulunca,

"Marifetullah (Yüce Allah’ı tanımak)" dedi

Aklını ve kalbini kullanan kimseler için bütün kainat bir okuldur; alem her zerre ve kürresiyle sahibi yüce Allah’ı tanır Marifet ilminin meyvesi takvadır Kalpte Allah sevgisini artırmayan her ilim ve bilim, vebaldir

Allah Teala buyurur ki:

"Allah dilediğine hikmet verir Kime hikmet verilmişse ona pek çok hayır verilmiştir ( Kur`àn ve kainat ayetlerini) ancak gerçek akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar"

Resülullah (sav) buyurur ki:

"Haramlardan sakın ki insanların en güzel ibadet edeni olasın Allah’ın taksimine razı ol ki insanların en zengini olasın Komşuna güzel davranıp iyilik yap ki gerçek mümin olasın Kendin için sevdiğin ve istedigin şeyleri diğer insanlar için de iste ki hakiki müslüman olasın Bir de çok gülme, hiç şüphesiz çok gülmek kalbi öldürür"

 
KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

zikir

ateşın yakmadığı aşik
dilaver selvi   semerkand yayınları
 
Zikir, içene fayda veren ilaca benzer Zikri kim yaparsa fayda görür
Zikirle birlikte kalbe Allah sevgisi de yerleşir Bu sevgi ile kul Rabbini tanır
O`nun her yerde kendisiyle birlikte olduğunu bilir, iman nuru ile bunu müşahede eder
ve artık O`na karşı kusur işlemekten utanır Takva, Mevla’ya karşı hayalı olmaktır

Allah Teala buyurur ki:

"Allah’tan korkan muttaki kullar, bir kötülük yaptıklarında ya da kendisine zulmettiklerinde

hemen Allah’ı hatırlarlar ve günahlarına tövbe istigfar ederler
Hem günahları Allah’tan başka kim bağışlar ki Bir de onlar işledikleri kusurda bile bile ısrar etmezler"

Resülullah ( sav ) buyurur ki:

"İmanın en faziletlisi Allah’ın her yerde seninle oldugunu bilmendir

(ve O`na isyan etmekten haya etmendir)"
KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

ADIMIZ AŞIK KONSUN…..

ADIMIZ AŞIK KONSUN…..

yregim6nk7.jpg

Dinle beni yüreğim…
sadece ve sessizce dinle….
ve selam et
yüreğim…
sevdaya aşka dair ne varsa hepsine selam et. ……..

Bir yalvarışla çıkmıştık yola biz…bir haykırışla…umutlarımızı anlatmıştık susayan gönüllere…..
biz sevdanın esiriydik yüreğim….
biz aşk askeriydik…

Şimdi bir köşede bükükse boynumuz…
ağlıyosak hala,incilmişsek yine toparlanma zamanı yüreğim….
bu yolda acının adını GÜL koyduk biz….
zehirin adını BAL koyduk biz….itselerde, herkesi DOST bildik biz….
bilelim yüreğim hep böyle bilelim biz…

Dertlere siper olma zamanı,gönüllerde sevda olma zamanı..yüreğim kışın bahar olma zamanı….hadi bir umut yine…
kalkalım ayağa..hadi silelim gözyaşlarımızı…kimse görmesin bilmesin ağladığımızı…dostumuz olan geceyi bekleyelim yüreğim….vede bizi yalnız bırakmayan yıldızlarımızı..
onları dost seçtik biz kendimize…çünkü hem çok uzaktırlar hemde çok yakındırlar…vede ışıklarıyla geceyi ne güzel aydınlatırlar…
örtsün yüreğim gece bütün yaralarımızı….saklasın bizim gözyaşlarımızı…..elimizi kaldırdık ya semaya biz….UNUTMA yüreğim biz istedik AŞIK olmayı RABBİMİZDEN…
biz istedik dertleri can-ı gönülden…gelsin dedik…
sevginin fedakarlığı olacakdı elbet….

Yüreğim AŞIKLAR için burası sadece bir gölgelikti..yani okadar kısaydı..O yüzden AŞIKLAR buraya hiç kıymet vermediler….kimseyi incitmediler..
değmezdiki zaten bir gölgelikdi bura onlar için…onların yurdu AŞIKLAR DİYARIYDI…..ne kadar uzağız dimi yüreğim oraya..gayret yüreğim…
gayret ve az sabret yüreğim….kapı kapı dolaşma zamanı şimdi…sevginin sahibini anlatmak için…kovulsakda anlatma zamanı yüreğim aşkın sahibini tanıtmak için…
anlatalım haykıralım ve yanalım yüreğim…nereye gidiyor bu insanlar diye….
ağlayalım yüreğim ağlayalım…bize sevgiyi öğretmişti RABBİM….sevgiyi tanımamız için bize anne baba eş dost göndermişti…..ama bunlar araçtı yüreğim…
basamak basamak HAKKA ulaşmak için….sevmekti yüreğim sadece onun için….

Hüzün mevsiminde dökülen yaprak gibiyiz….savrulduk heryere..kaybettik benliğimizi..unuttuk nerden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi….ve şimdi yüreğim….
hatırlama ve hatırlatma zamanı…gözler sahtelikleri gördü hep..eller sahteye uzandı hep…kaç el yetim başını okşuyor yüreğim…
kaç el bir gözyaşı siliyor….oysaki bu eller bize yüreklere dokunmak için verilmişti…ve kaçımız şimdi gerçekleri görüyor..kaçımız işine geleni görüyor….
oysa yüreğim bu gözler hakkı görmek için verilmemişmiydi…..
ve kaçımızın kulağında sevgi sözcükleri çınlıyor….kaçımız iyi şeyler duyuyoruz..oysa bunların hepsi bize bir duyguyu büsbütün yaşamak için verilmişti….
AŞK…
işte ozaman göz onu görürdü,kulak onu duyardı,ayak ona varırdı,el ona uzanırdı……

Hasret yükünü sırtlayarak çok yollar aldık…gözyaşlarımızı gönlümüze akıttık…
ve yüreğim senle beraber kanadak,acıtıldık,incitildik,itildik……varsın yapsınlar yüreğim….
biz burda kalıcı değiliz…varsın yapsınlar yüreğim biz lanet edici değiliz….her şeyi gören her şeyi görüyo yüreğim…

sen üzülme…mahzun olma….

Umut hayalimiz olsun..sevdamız sermayemiz olsun…gözlerimiz ışığımız olsun…
sözümüz özümüz olsun…halimiz aşkımız olsun…
benliğimiz HAK ESİRİ olsun…..
güneşimiz rüyamız olsun….ve bir gün öldüğümüzde

ADIMIZ AŞIK KONSUN…..
hep diyorum ve hep diyeceğim yüreğim sanma AŞK kolay değildir….
AŞIKLAR DİYARINA varmak kolay değildir…bedelde herşeyi ister….
AŞIKLAR kendilerini düşünmezlerdi kendileri yoktiki zaten onlar hiç buraya ait olmadılar ki….
onların yaşadığı acıları yaşamadan bu yolda sana yol yok yüreğim..yol yok…..

ve yüreğim yine gitme zamanı….
dönmeni bekleyen biri var dönecekmisin tekrar …..
umut et dua et yüreğim kavuşacaksın o eski yüreğine yüreğinin eşine ……

Hak_yol’dan alıntı.Rabbim cümlemize onunki gibi bir güzel gönül nasip etsin inşaAllah…

Sevgiyle kalın İnşaAllah…

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

Vera…

66mf.jpg

Takvâ, sakınma, korunma, günahtan hassasiyetle kaçma ve korkma, haramlar bir tarafa, şüpheli olan şeylerden, mâlâyânî ve boş şeylerden uzak kalma.

Vera’, kısaca “dînî hükümlere riayette titizlik” manasına gelir.Vera’, hayırlı ve övgüye değer amellere sarılıp, geçici dünya hevesi peşinde koşmayı terketmeyi gerektirir.

Yine vera’, emredilen ve nehyedilen bütün dinî hükümleri teferruatı ve incelikleriyle tatbik etmeyi gerektirir. Bunun gereği olarak, ağızdan giren ve çıkanın Allah ve Rasûlünün sevdiği şeyler olmasına dikkat etmek, günaha düşmekten ve harama bulaşmaktan kaçınmak için şüpheli şeylerden uzak durmak, zerre kadar da olsa kimsenin hakkını üzerine geçirmemek vera’dır.

Hz. Ebû Bekir (r.a), “Bir nevi harama düşeriz korkusuyla yetmiş çeşit helâli terkey-ledik” sözüyle vera’ örneği sergilemiştir.Gereksiz şeyleri terketmek demek olan “mâlâyânî”yi terketmek de vera’ cümlesindedir.

Zaten Hz. Peygamber (s.a.s) bir hadîsinde, kişinin lüzumsuz şeyleri terketmesinin o kişinin İslâmî güzelliği gereği, bir başka deyişle İslâmî iyi anlayıp uyguladığının delili olduğunu söylemiştir (Tirmizî, Zühd, 11; İbn Mâce, Fiten, 12).Haramda vera’ (kaçınmak) dindarlıktır. Lakin bunun da dereceleri vardır.

Gazâlî vera’nın dört derecesi olduğunu söyler:

1- Haram olan şeylerden kaçınmak,

2- Şüpheli şeylere karşı korunmak (ki bu salihlerin vera’ıdır);

3- Harama sebep olması ihtimalini düşünerek helalî terketmek (ki bu muttakilerin vera’ıdır).

4- Her ne kadar kendini harama düşürmeyecekse de, Allah’a yakınlığının artmayacak şekilde ömrünün bir kısmının boşa geçeceği korkusundan dolayı, bütün mevcudiyetiyle Allah’a teveccüh edip, Allah’ın dışında her şeyden yüz çevirmek (ki bu da sıddıkların vera’ıdır) (Gazali, İhya, I, 25, II, 95).

Vera’nın en düşük seviyesi Allah’ın nehyettiklerinden sakınmak, en yüksek seviyesi de Allah’ı zikirden alıkoyacak her şeyden kaçınmaktır.

Şurasını belirtmekte yarar vardır ki sûfiler, mübah olmadığı konusunda en küçük şüphe bulunan hususlardan da haramdan kaçınır gibi kaçınırlar; şüpheli şeylere girmenin kendilerini harama sürükleyeceğinden endişe ederler.

Ayrıca helal ve mübah olduğu kesinlikle bilinen şeylerin ihtiyaç ve zaruret miktarından fazla olan kısmını da terkederler. Bu konudaki fikir ve davranışları herkes için değil kendileri gibi olmak isteyenler için örnektir.

Yoksa Allah’ın helâl kıldığı şeyleri, mubahları haram kılmak hiçbir kimsenin haddi değildir ve tehlikelidir.Vera’ ile zühd arasındaki fark, vera’ şüpheli şeyleri, zühd ise ihtiyaç fazlasını terketmektir.

Vera’yı takva kargılığı alanlar olsa da vera’, takvanın ileri bir merhalesidir. Vera’nın sevabı ve neticesi, âhirette hesabın hafif olmasını sağlar.

 

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

Sen Yürüyeceksin…(Bismillah de…)

Sen Yürüyeceksin…(Bismillah de…)

Sen ağlayacaksın,belki horlanacaksın, belki dışlanacaksın ama, sen yürüyeceksin..

Kimi zaman nefsin karşına çıkacak,kimi zaman çevren, kimi zaman ailen, kimi zaman gücü elinde tutanlar.. Ama sen yürüyeceksin.

Belki anlamak istemeyecekler seni Belki anlamazlıktan gelecekler Belki gülecekler, belki küçümseyecekler ama, sen Allaha dayanacak ve yürüyeceksin

Belki güvendiğin dağlara kar yağacak, belki belki tuttuğun dallar kopuverecek ama sen Rabbine güvenip yürüyeceksin.

Belki sürüleceksin, belki taşlanacaksın,belki dışlancaksın, belki yalnız bırakılacaksın ama sen Rabbinin birlikteliğini bilip yürüyeceksin&

Kimi zaman düşeceksin,kimi zaman çelme atacaklar ayağına, kimi zaman set çekecekler,yorulacaksın kimi zaman fakat, yoluyun yüceliğini bilecek, bismillah diyecek ve yürüyeceksin.

Kırılacaksın belki, kıracaklar kimi zaman seni,için belki kan ağlayacak ama sen hasbiyAllah diyecek ve yürüyeceksin.

Duranlar olacak, yolu terk edenler, belki yoldan çıkanlar, belki yolda saraylar yapanlar, belki geri dönenler ama sen yürüyeceksin.

Ağlayacaksın belki, belki ağlatacaklar seni ama sen gözyaşını azığın yapıp yürüyeceksin.

Belki kıymetin bilinmeyecek, belki kadir kıymet bilmezler kıymet bilmeyecek, belki halin sorulmayacak, belki vefasızlar seni unutacak ama, sen ev vefalı dostun yolunda yürüyeceksin.

Eğilenler olacak, belki yolu satanlar ama, sen dimdik yürüyeceksin.

Yolda yalnızım sanma, yürüdüğün yollu sakın başa kakma bil ki bu yolun yolcularının dostu Allahtır.

Bismillah de,

hasbiyAllah de ve yürümene devam et.

Elbette ulaştırılacaksın varılması gereken yere bir gün…(alıntı)

 

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

Gül Ahmedim

   
  
   Gül Ahmedim 
 

Gül ki, yanaklarında varlığın tazeliği al aldır; sanki yokluktan varlığa geçişiyle hâlâ heyecanlıdır, sanki ummadığı bir hayatı kazandığına utanmaktadır.

Gül ki, inceliği ve zerafetiyle, tazeliği ve yeniliğiyle, her an yoktan var edilme titrekliğine tanıktır.

Gül ki, sanki varlığına her dem sevinmekte, sanki karşılıksız gördüğü iyilikle mahcup olmakta, iste(ye)meden edindiği güzelliğe teşekkür için telaştadır.

Gül ki, görene her an yenidir, ilk defa var edilmiş gibi sürprizdir.

Gül ki, ilk defa görünüyormuş gibi gelir göze, şaşırtır, sevindirir, sevdirir.


 

Gül ki, alıştığımız varlığımıza alışılmadık bir sevinç ekler, kanıksadığımız yaşayışımıza beklenmedik bir coşku katar, olağan sandığımız insanlığımıza olağanüstü bir övgü sunar.

Gül ki, var olma alışkanlığımızı yıkan bir oyun-bozan, yaşama sükûnetimizi dağıtan yağmur-boran, insan olma bıkkınlığımızı bozan sürpriz-armağandır.

Varlığımız, o nazenin gül kadar titrektir; her an yenilenir.

Hayatımız, o incecik gül yanağı gibi tazeciktir; her dem yeniden yeniye verilir.

İnsanlığımız, o latif gül kokusu gibi biriciktir; her an tenimizde misafirdir.

Öyleyse, bizi her an Var edene sonsuz minnettarlık içinde olmamız, her nefeste O’na teşekkürler sunmamız gerekir.

O (sav) gül tazeliğindeki ihyayı, gül titrekliğindeki varlığı her an farkedendir.

O (sav) gül yanağındaki kızıllık gibi, kendisine lâyık görülenler nedeniyle her an haya içindedir.

 O (sav) işte bu yüzden "Muhammed"dir; içimizde en çok hamd edendir; kendisine verilene en çok teşekkür edendir.

O (sav) işte bu yüzden "Muhammed" ismini en çok hak edendir; hayreti ve minnettarlığı en heyecanlı, övgü ve senası en coşkulu olandır.

Öyle ki O (sav) varlığıyla baştan ayağa hayrettir, şükrandır.

Öyle ki O (sav) haliyle ve kavliyle ete kemiğe bürünmüş övgüdür, hamddir.

"Yaratıcısını en çok öven ve bu övgüsüyle de en çok övülen" Muhammed"(sav)dir.

Ne ölçüde kendi varlığımıza şaşırıyor ve Yaradanımıza minnettarlığımızı ifade ediyorsak, o ölçüde hem Gül’e hem Muhammed (sav)’e benzeriz.

leyla öz KARDEŞİME TEŞEKKÜRLER

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

 

Bir Gülümsemeniz de Yok mu?!..

 

Bir Gülümsemeniz de Yok mu?!..

Hadis : 16

Ebu Musa’dan (Allah ondan razı olsun): Efendiler Efendisi şöyle demiştir:

-Her müslüman sadaka vermelidir.

Denildi ki:

-Ya bulamazsa?

-Elleriyle çalışır, hem kendine bakar, sadaka verir.

-Ya (çalışmaya) gücü yetmiyorsa?

-Yardıma muhtaç olan mazlumun yardımına koşar.

-Ya (buna da) gücü yetmiyorsa?

-İyilik yahut hayır ile emreder.

Seçme Hadisler, 227

                                                                                 

Ne diyeyim sultanım; ak gergeflere dizili yoksulluklar birkaç satıra sığmaz ki!..

Geceydi ve yalnızdılar: Dertleri yığın yığın; ayaz lime lime, karanlık ilmek ilmekti. Gece çok ağırdı.

Çare eriştirmeye gitti atlılar, ikişer beşer, bir akşam vakti. Hasretin avlusunda uyuyan ürkek müridler misali muhtaçların gölgeliğinden özlem iklimlerine vardılar, şurda bir avuç imbat, burda bir tutam çığlık… Uçurum kokan dalgın ellerde ikiye bölünürken bir somun, rüzgar giyimli sokakların son devriyesi açlıktı. Rehin akşamlarda dil (lisan) ile deşilen dil (gönül) yaralarıydı son senfoni.

Atlar ve şarkılar birlikte vardılar sokağa. Gökyüzünde son ıslak buluta gülümserken vurulan son serçenin yorgunluğunu, bitkinliğini, umutsuzluğunu bitirmek için. Bir deniz feneri aydınlattı ilkin evlerin ve gönüllerin içini, ve esrarlı dalgalar vurdukça vurmadaydı başlarını kayalara; son sükun için.

Geceydi ve yapayalnızdılar: Dağlara alacalar, sevdalara kül düşmekteydi. Issız kahramanlıklara muhtaçtı yetimler ve gönüllerinde en derin şarkıların çaldığını duymuyordu gökdelenler, plazalar, borsalar… Zulmeti terkisinde eriten süvari ve asaleti tirkeşinde götüren  okçu adresi yitirmişti, ve ince hastalıklar süprülmeye muhtaçtı. Dumanına yasaklı ateşler yanıyordu evlerde, ve alevleri yorganlarda donuyordu. Yalnızlığında acıyı büyüterek kalabalıklaşan anneden bihaberdi kendi kalabalığında hep yalnız yaşamaya mahkum olanlar. Ve ayaz annenin iliklerine değmişti.

Geceydi ve yalnızdılar: Yaslı çarşılarda yaşlı karıcıklar ve lambasız odalarda genç kadıncıklar ağlaşıyordu. Dolunay gecelerini infaz etmedeydi yoksulluk, ve günlerin çarmıhından kan damlıyordu gariplerin başına. Ağır ve sessiz akan ırmaklarca çoğalıyordu tam gençliklerinden vurulmuş ömürler. Kavuşmaya yakışan gönüller ayrılık cümleleri kuruyordu hep. İyiliğin ıssız eteklerinden uçup gitmişti son turna da hayli zaman önce. Kirletilmiş hecelerle çığlıklarını yumruklayan annenin sesine yusufçukların, kırlangıçların kanadından melekler düşüyordu ve eve her dönüşte, her akşam yeni baştan ölen babanın kısık nefesinde pervaneler yanıyordu. Isısı alınmış bir ateşti göz yaşı.

Geceydi ve yalnızdılar: Bir süvari inad etmiş,

– Dünyayı kurtarmadan evvel sokağın ucundaki soluk perdeli evi kurtaralım gelin, diyordu. Sevemediklerimizi sevmeyi deneyelim, gelin, sevgi çekleri karşılıksız çıkmasın, diyordu. Taammüden sokağı kuşatan yoksulluğun askerlerini dağıtalım, gelin, diyordu. Bize düşen yanmaktır diyordu, düşen sevdalarımıza yanmak… Kayıp suretler için fotoğraflara koşalım gelin, ve gelin sokak lambasından savrulan karlar, tütmeyen bacaları yakmadan varalım, yetişelim, diyordu. Dize dize akan iyilikler, beyit beyit çoğalıp mesnevilere dursun, gelin, diyordu. Hasat zamanı bu, tül kadar hafif bir gülümsemeniz de yeter, yeter ki gelin, diyordu.

– İnfakı bildiniz mi; belaları def eden sadakayı unuttunuz mu; ihsan lügatlardan mı sürüldü; sahip olduklarınızdan birer çift de mi yok vermeye? Peki ya civanmertlik öldü mü denilsin?!..

Ne kutlu kelimeler söylemişti şu süvari, ne kutlu kelimeler!..

Koştular koşmasını bilenler çağrıya.

-"Anne, kömür var kapımızda!" diye şeydalandı bir çocuk; "Ekmek daha sıcacık anne!" diye haykırdı. Karanlığa çıkan kapılar açıldı birer birer sokakta; lambalar yandı ürkek ürkek…

Geceydi ve artık yalnız değildiler: Sesi gümüş temrenli bir ok olup çocuğun, ağdı yedi kat göklere ve Razı Olan razı oldu. Ayaza kesen karanlıklarda ipek yolunun faili mechul anılarıyla bir süvari uğrayınca sokağa, kapı kapı, hane hane sevinçlerle aydınlandı yüzleri kimsesizlerin. Orman yeşille tanıştı ve ağrılara şifalar karıştı. 

Ta fecir vaktine dek, süvariler geldikçe geldiler üçer, beşer; sonra geldikçe geldiler. Kiminin verilmiş sadakası oldu, kiminin bir gülümsemeydi ancak verebildiği… Gece bir tüy kadar hafifti.

Karanlık güne ermeden, sokaklar süvarilerle doldu, ve Razı Olan razı oldu.

Siz neredeydiniz?!..

 Prof. Dr. İskender Pala 

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

      who's online  

Filistinli Bir Dua

Image and video hosting by TinyPic

Filistinli Bir Dua
Filistinli bir duayım şimdi ben!
Nasıl yorgun nasılda çaresizim
Kana karışmış binlerce aminim
Filistinli bir duayım derbeder

Ellerim açılmış tek sahibime
Yedi cihan görür, susar halime!
Ne vakit hesap sorulur zalime
Filistinli bir duayım çaresiz

Meleklerin ayak sesi Bedir’den
Koşup gelse peygamber Medine’den
Bu sessizlik çıkartacak çileden!
Filistinli bir duayım çaresiz!

Tükenmiş dizimde derman kalmamış!
Kimsede merhamet vicdan kalmamış
Kan damlıyor yüreğimden,tenimden
Yaramı saracak yaran kalmamış!

Filistinli bir duayım şimdi ben
Bilmem gücün yeter mi söylemeye
Üzerimde binlerce Ebu Cehil
Binlerce serzeniş yetim, dilimde

Filistinli bir duayım çaresiz
Nefesim yetmiyor çığlık olmaya!
Evim,yurdum,ırzım daim ateşte
Peygamberin emaneti peşkeşte!

Kardeşim! Ağlıyor seccadem her gün
Ağlıyor Filistin ağlıyor Kudüs
Miracı bekliyor mescidi aksa!
Ebubekir ağlıyor,Ömerler yasta!

Filistinli bir duayım şimdi ben!
Öylesine kutsal öyle mübarek!
İstersen diline şan eyle beni!
İster yüzüstü bırak! Terk-i diyar et!

Benim kalacak her daim toprağım
Ben uğruna baş konmuş bir sevdayım!
Kılıcımda peygamberin şanı var!
Yenilmem ben! Ben Mescid-i Aksa’yım

Filistinli bir duayım şimdi ben!
Yalnızca Rabbine erişen sesi
Öyle güçlüyüm ki yakarışımda
Direnişim ümidin serzenişi

Şimdi ben Filistin’im! Sahip çık bana!
Şimdi ben peygamberin emanetiyim sana!
Hep zulmü alkışlayan ellerini açsana!
Ben kan kokan toprağın en naçar yeminiyim!
Eğilmeyen başım ben! Ben miracım, müjdeyim!
Filistinli bir duayım şimdi ben!
Senin çaresizliğe terk ettiğin…

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

      who's online  

Etiket Bulutu