Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

DÜNYANIN HAKİKATİ NEDİR?
   Mehmet Ildırar
  
   Dünyanın hakikati nedir? Bu dünya karşısında Allahu Tealâ’nın sevgili peygamberleri, onların sahabileri, ehlullah nasıl bir tavır takınmışlar, bu dünyayı nasıl görmüşler?
   Ahireti kazanmak için bu dünyanın nasıl bir nimet ve aynı zamanda nasıl bir tuzak olduğunu idrak eden evliya-yı izamın hayatlarından misallere bakmak, bu dünyayı anlamamızı kolaylaştırır.
   Evet; dünya bir nimet olduğu gibi, aynı zamanda bir musibettir. Bediüzzaman Hazretleri dünyayı tarif ederken özetle der ki:
   “Dünyanın üç türlü yüzü, üç türlü hali vardır. Birincisi, Allahu Azimüşşan’ın esma-yı ilâhiyesine, yani mübarek isimlerine bakar, zatına bakar, sıfatlarına bakar. Bu dünya rabbanî bir mektuptur. Hangi bakımdan? Dünya, yaratılışındaki kuvvet, içindeki nimet, varoluşundaki hikmet ve murad-ı ilahî sebebiyle rabbanî bir mektuptur ki, bu yüzüyle Allah’a bakar. İnsan güzel bir çiçek gördüğü zaman, o çiçeğin kendiliğinden olamayacağından hareketle, ne güzel yaratılmış, demeye mecburdur. Güzel koktuğunu değil, güzel kokulandırıldığını ikrara mecburdur. Güzel nakış ile, nakkaş-ı hakiki olan Allah’ı görür. Sadece nakşın güzelliğini gören kimse, o nakışları yapıp süsleyen, kudretiyle donatanı unutursa, kusurlu olana meftun olur. Allah göstermesin, o zaman ehli dünya olur. Şu halde dünya bir yüzüyle Allah’ın azametini göstermeye yarar.
   Ahiretin tarlası olması cihetiyle, dünyanın ikinci yüzü ahirete bakar. Bu yüzüyle insan dünyayı emanet bilir, ödünç bilir. Onu kendisine takdim edilmiş bir ikram olarak kabul eder. Benim malım diyemez, bana ikram edilmiş der. Bana zimmet olarak verilmiş diye düşünür. Dünyanın bu özelliğini, Yüce Allah’a salih ameller yapmak maksadıyla kullanmak gerektiğini idrak eder.
   Dünyanın üçüncü yüzü ise dünya ehline bakar. Dünya, gaflet ehlinin dayanağı, sığınağıdır. Bu yönüyle nefsin eğlencesidir, şeytanın tuzağıdır. Nefs , şeytan ve şeytanlaşmış kişiler, insanları dünya ile imansızlığa sürükleyip cehenneme gitmelerine sebep olurlar. Dünyanın fani olduğunu unutan insan ona bağlanır, esiri olur. Sonunda da dünya onu yer, bitirir ve tüketir.”
   Bütün feraset ehlinin ittifakıyla dünya bir ticarethane gibidir. İnsanlar için her gün dolup boşalan bir misafirhane, alışveriş üzerine kurulmuş bir pazar yeri gibidir. Dünya aynı zamanda bir ameller defteri, nice güzelliklerden haber veren bir mektup, Sâni-i Zülcelâl’in isimlerinin bir goncası olarak düşünülebilir.
   Dünya elbette bir ticarethanedir. Bu yönüyle çok hoştur, ne kadar övülse yeridir, ne kadar sevilse revadır. Ama diğer yüzü ile ahireti unutturursa, nefse ve lezzetlerine istinatgâh olursa, şeytanın desiselerine tuzak olursa, yazıklar olsun bu dünyanın yüzüne demek lâzım gelir.
   Dünyanın ilâhi bir hükmü vardır. Dünya madem ki fanidir, insanın ömrü gibi onun da bir ömrü vardır. Dünyanın da bir eceli vardır, o da bir gün yok olmaya mahkûmdur, onun üzerinde oturan insan gibi onun da ömrü kısadır.
   Şu halde dünyanın kendisi hancı değil yolcudur. Yolcu olan dünyanın üstünde kalan bir kimse dahi bu han benim diyemez. Ancak içine oturup istirahat edebilir. Hanın sahibi ayrıdır, yolcu ayrıdır. Mademki dünya bizatihi yolcudur ve hem de han mesabesindedir, öyleyse bu han bir gün konar, bir gün yıkılır. Bir gün kurulur, bir gün geçer. Böyle olunca insan dahi fanidir.
   Yani dünyanın asıl hakikati baki olmaması, gelip geçici olmasıdır. Madem ki ebedi hayat bu fani dünyada kazanılacaktır; madem ki bu dünya sahipsiz değildir ve bir misafirhanedir; Cenab-ı Allah’ın hükmü altındadır, o halde hiçbir fenalık ve iyilik karşılıksız kalmaz.
   Hem dünyadaki dostlar ve rütbeler insanı ancak kabir kapısına kadar götürür. Orada bırakır. Elbette insanın nereden gelip nereye gittiğini, konakladığı bu yerin kendisi için ne manaya geldiğini tefekkür etmesi icap eder.

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

Comments on: "DÜNYANIN HAKİKATİ NEDİR?" (1)

  1. Rahman ve rahîm olan Allah’ın adıylaElif. Lâm. Mîm.(1)O kitap (Kur`an); onda asla şüphe yoktur. O, müttakîler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir.(2)Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar.(3)Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesinkes inanırlar.(4)İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır.(5)(Al-Bakara)a.e.o abla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: