Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

Archive for Temmuz, 2010

Beraat Gecesinin Özelliği ve Önemi:

 
 
 
Beraat Gecesinin Özelliği ve Önemi:
Nasıl dünya işlerimizde genellikle yıllık bir kar zarar hesabı yapıyor ve bu
hesaba göre gelecekle ilgili plan ve program hazırlıyorsak ; ahiretimizle
ilgili hesapları da yapmamız gereklidir.Bu muhasebenin vakti üç ayların
içindedir. Beraat Kandili ile başlayıp Kadir Gecesiyle biten devreye
rastlar.
Duhan Sûresinin 2., 3. ve 4. âyetlerinin Beraat Gecesinden bahsettiği
bildirilmektedir. Âyetlerin meali şöyle:
"O apaçık kitaba and olsun ki, biz onu gerçekten mübarek bir gecede
indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. Bütün hikmetli işler o
gecede tefrik olunur."
Bu âyetler hakkında iki görüş vardır. Çoğu tefsir bilginlerinin görüşüne
göre, bu mübarek gece Kadir Gecesidir. İkrime bin Ebi Cehil’in de dahil
olduğu bir grup alim ise; bu gecenin Beraat Gecesi olduğunu söylemişlerdir.
Her iki tefsiri birleştiren diğer bir görüşe göre de, hikmetli işlerin
ayırımının yapılmasına Beraat Gecesinde başlanmakta ve bu işlem Kadir
Gecesine kadar devam etmektedir. Bu hikmetli işler nelerdir ve âyetin mânası
nedir?
Yıllık kader programı:
İbni Abbas’tan rivayet edildiğine göre, hikmetli işlerin birbirinden ayırd
edilmesi şu şekilde cereyan etmektedir:
Bu seneden gelecek seneye kadar meydana gelecek olayların hepsi ayrı ayrı
melekler tarafından defterlere yazılır. Rızıklar, eceller, zenginlik,
fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu esnada kaydedilir. O yılki hacıların
sayısı bile bu devrede takdir olunur. Herkesin ve her-şeyin o sene içindeki
mukadderatı kaydedilir.
Rızıkla alakalı defterler Mikail Aleyhisselâma verilir.
Savaşlarla ilgili defterler Cebrail Aleyhissalama verilir.
Ameller nüshası dünya semasında görevli melek olan İsrafil’e verilir ki bu
büyük bir melektir.
Ölüm ve musibetlerle ilgili defter de Azrail Aleyhisselâma teslim edilir.
Fahreddin er-Râzî"nin açıklamasına göre bu defterlerin düzenlenmesi Berat
Gecesinde başlar, Kadir Gecesinde tamamlanarak her defter sahibine teslim
edilir. (Hülâsâtü’l-Beyân. 13:5251.)
Kur’ân’ın bu gecede indirilmesi meselesine ise şöyle bir açıklama
getirilmektedir:
Beraat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan
indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygamberimize
ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir.
Beraat Gecesi ibadeti:
Bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi vardır. Bu
konuda Resul-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) olduğunda, gecesinde kalkın ibadet
edin, gündüzünde de oruç tutun! Muhakkak ki yüce Allah, o günde dünya
semasına iner ve imsak vaktine kadar şöyle der: "Affedilmeyi dileyen yok mu,
affedeyim. Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Şifa dileyen yok mu, şifa
vereyim. Şunu isteyen yok mu vereyim…” (İbn Mâce)
Bu geceye mahsus belirli bir ibadet yoktur.Gecenin manevi değeri dolayısıyla
çokça tevbe ve istiğfarla ,namaz, Kur’ân tilaveti, zikir, ve salavatla,hayır
dualarla geçirilmesi, bu gece vesilesiyle muhtaçlara yardım ve benzeri
hayırlı amellere özel bir önem verilmesi müstehaptır. Kaza namazının
kılınması daha isabetli olacaktır.
Beraat Gecesi Duası
Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bu gece Rabbine şöyle dua
etmiştir:
"Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana
iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen Kendini sena
ettiğin gibi yücesin. (et-Tergib ve’t-Terhîb, 2:.119, 120.)
Bazı mâna büyüklerinin de şöyle bir duası vardır:
"Allahım, şayet ismimi saîdler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet
ismimi şakiler defterine yazdıysan oradan sil. Çünkü Sen buyurdun ki, ‘Allah
dilediğini siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz Onun
katındadır. "
( 12 Ra’d Suresi, 39; Mecmuatü’l-Ahzab, 1:597)

Bu idrak ve şuur içinde ihya edeceğimiz Beraat Gecesinin hepimiz için
hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz edelim.
Güzel söz, sadakadır. (Hadis-i Şerif)
Sen ki bütün işleri Düzenleyensin Rabb’im!
Sen ki hükmüne karşı gelinmeyen Cebbâr’sın!
Nasıl ihtiyacımız olursa yaz sıcağında soğuk bir suya,
İşte öyle ihtiyacımız var her an Senin Adını anmaya Rabb’im!
Soğuk suyun lezzetine alıştırdığın gibi bizi tıpkı,
Öyle alıştır Rabb’im; Senin Zikrine Cebbâr Adınla!
Rabb’im, Yarattığın su gibi aziz kıl bizi her ‘La ilahe illallah’ta!
Cebbâr Adınla Rabb’im;
İtaatle artan bir iman nasip eyle bize!
Bizi nefsin ulaşacağı en şerefli makama;
Senin kulluğuna ulaştır Rabb’im!
Vera ve takvamızı artır bizim!
 

 

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image 
Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

meleklerin bayramı

 
 
Şöyle denilmiştir: Yeryüzündeki müslümanların iki bayram günü olduğu gibi,
göklerdeki meleklerin de iki bayram gecesi vardır. Meleklerin iki bayram
gecesinden biri, Şâban ayının on beşinci gecesi olan Beraat gecesi; diğeri
ise Kadir gecesidir.
Müslümanların iki bayram günü ise; Ramazan ve kurban bayramı günleridir. Bu
sebeple Şâban ayının on beşinci gecesi olan Beraat gecesi meleklerin bayram
gecesi olarak isimlendirilmiştir.
Beraat gecesine ‘Kefaret gecesi’ de denilir. Bir hadis-i şerifte, "Kim
bayram gecesini ve Şâban ayının on beşinci (Berat) gecesini ibadetle ihya
ederse, kalplerin öldüğü günde o kişinin kalbi ölmez" (İbn Mâce)
buyrulmuştur.
Bu gecenin bir adı da "şefaat gecesi"dir. Bunun delili şu hadis-i şeriftir:
"Resûlullah (s.a.v) Şaban ayının on üçüncü gecesi ümmetine şefaat etmek için
dua edip yalvardı; kendisine, ümmetinin üçte birine şefaat etme izni
verildi. On dördüncü gecesi yine dua edip yalvardı; bu sefer üçte ikisine
şefaat etme yetkisi verildi. On beşinci gecesi bir daha yalvardı, bu sefer
de, kaçak develer gibi Allah’tan kaçanlar dışında bütün ümmetine şefaat etme
izni verildi." (Ebû Davud)
Bu gecenin diğer bir ismi de "mağfiret gecesi"dir. Şu hadis-i şerif buna
işaret eder:
"Allah Teala (c.c) Şaban’ın on beşinci gecesi kullarına nazar eder ve
yeryüzünde bulunanlardan şirk koşanlarla haset edenler hariç, bütün
müminleri mağfiret eder." (İbn Mâce)
Diğer hadislerde, bu affın dışında tutulanlar içinde, haksız yere cana
kıyanlar, anne babasına asi olanlar, sürekli içki içenler ve akraba ile
hukukunu kesenler de zikredilmiştir.
Beraat gecesi,Rabbimiz tevbe, istiğfar ederek pişmanlık duyan günahkârların
cümlesini affedeceğini bildiriyor. Ancak şu sekiz sınıfın KESİN TEVBE
ETMEDİKÇE bu aftan istifadelerinin olamayacağını da işaret ediyor:
1-Allah’a şirk koşanlar.
2-Ana-babalarına isyan eden, onların kablerini kırıp gönüllerini yıkanlar.
3-İçkiye devam edenler.
4-Falcılık edip gelecekten haber verenler.
5-Din kardeşine besledikleri kinden vazgeçmek istemeyenler.
6-Adam öldürmekten pişmanlık duymayanlar.
7-Nikâhsız aile ile yaşayanlar.
8-Akrabalarıyla alâkayı kesip ihmal edenler.
Şüphesiz ki bu günahların sahipleri bu gecede derin bir tevbe, istiğfarda
bulunur da, kesin pişmanlık haline girerlerse ilâhi aftan
yararlanırlar.İnsanlaraın aftan yararlanamama sebebi kesin, bir dönüş
yapmayışları, ciddi bir tevbe, istiğfar haline girmemeleridir.
 
KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image 
Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

EY…Adı Aşk Olan


 
EY…Adı Aşk Olan

Âdem, su ile toprak arasında iken nebi olan!.. Ey insanların ve meleklerin kapısına sığındığı… Ey tevhidin kilidi ve anahtarı olan!.. Ey ümmetinden her ferdin, ayağını bir defa öpebilmis bir kum tanesi olmayı arzulayacağı Resul… Ey insanlığın iftiharı!.. Ey iki cihanın saadet güneşi; peygamberlerin bile şefaat için kapısını çalacagi gaye insan!.. Ey Allah Tealâ’nın seçkin yaratıp insanların arasına gönderdiği!.. Ey, seni tanımaksızın ve sana saygı göstermeksizin Allah Tealâ’nın kabul dergâhı kapısının açılmayacağı aziz Nebi…

EY…

İnceliği ve güzelliği karşisında kendi kabalığımızı ve çirkinligimizi gördüğümüz Fahr-i Kâinat… Ey Allah’ın Kur’an’la ismini yücelttiği hayâ ve edep kaynağı!.. Ey nurâni esasların kıblesi, nebilerin sonuncusu, resullerin efendisi… Ey var oluşun şerefine Allah’ın topyekûn varlığı hediye ettiği ilk ve son varlık nuru!.. Ey ömründe bir defa bile kahkahayla gülmemiş mahzun peygamber… Ey bulutların başinın üzerinde şemsiye açtığı Cenab-ı Peygamber… Ey bir parmak işaretiyle ayı ikiye bölen, mucizenin ta kendisi!..

EY…

Allah kelâmına mecra bir çift kutsi dudağın sahibi… Ey Allah’ın Kur’an’ı Kerim’ de " Şüphesiz ki Allah ve melekler peygambere salâvat getirirler. Ey iman eden kimseler! Siz de O’na teslimiyetle salât ve selam edin." (Ahzab,56) diye buyurduğu âlemlerin iftihar kaynağı… Ey " Kim bir yazıda benim üzerime salâvat getirirse, ismim o kitapta devam ettiği müddetçe, melekler yazana istiğfar etmekten ayrılmazlar." diyen kutlu söz! Ey eskimeyen biricik yeni ve solmayan biricik renk! Ey çömertlik denizinin avuçlarında dalgalandığı Resul-i Ekrem!..

EY…

Hazret-i İbrahim’in duası, Hazret-i İsa’nın müjdesi! Ey: " Âlemleri senin için yarattım." hitabının muhatabı!.. Ey ümmetinden birisinin hataya düşmesinden, azaba duçar olmasından elemlenen rahmet peygamberi!.. Ey kendisini Rabbinin edeplendirdiği ve edebini en güzel şekilde eylediği evrenin şeref burcu!.. Ey ebedi saadet devletinin padişahı, kâinat sedefinin incisi!.. Ey müminlerin yüzünün akı, gözünün nuru olan emin peygamber!…

EY…

Meleklerin hayâsına gıpta ettiği sevgililer sevgilisi… Ey güzel ahlâkı tamamlamak için gönderilen, yaratılmış en güzel insan!.. Ey Allah’ın kendisini miraçla şereflendirdiği, tekrar ashabının arasına dönerek yeryüzünü kendi miracına çikartan biricik sevgili!.. Ey Allah’ın en sevdiği olmak mertebesine yükselen, rütbelerin en ilerisindeki Peygamber-i Zîşan!.. Ey gül medeniyetinin mimarı, iki cihan serveri!… Ey iki kurbanlığın yetimi!…

EY…

" Allah’ım beni mahzun etme, bana vaadini lütfet." diye Rabbine yalvaran, Âlemlerin Rabbi’ne ulaşmak için en büyük vasıta olan Efendiler Efendisi… Ey Allah’ın Kuar-an’ı Kerim’de " Sen’in şanını ve adını (dünya ve ahirette) yükseltmedik mi?" (İnşirah,4) hitabının muhatabı!… Ey kendisine indirileni en güzel şekilde tebliğ eden!…

EY…

Dostu Ebubekir’in, mübarek naaşina bakarak: " Yaşarken güzeldin, öldügünde güzelsin, bir kere öldün, bir daha ölmeyeceksin!" dediği güzellik şahikası!.. Ey senden bahseden şairlerin, senden bahsetmekle şiirlerine şeref kazandırdığı!.. Ey şairlik edasına sığmayan, kalemin ve kelâmın anlatmakta aciz kaldığı… Ey düşmanlarının bile kendisinde kusur bulamadığı!.. Ey adı Allah’la birlikte anılan!.. Ey adı aşk olan!…

Hani ashabına: " Siz öyle bir zamanda yaşiyorsunuz ki, dinin onda birine uymazsanız helâk olursunuz. Fakat öyle bir zaman gelecek ki o zaman dinin onda birine uyan kurtulacak." demiş, onları uyarmış, bizleri müjdelemiştin. İşte sana o zamandan sesleniyorum ey Peygamberim…

img147/2810/adszdg7.jpg 
Hani " Özlüyorum." demiştin de ashabın: " Anam babam sana kurban olsun ey Allah’ın Resulü, neyi özlüyorsun?" diye sormuştu. Sen de: " Âhir zaman kardeşlerimi özlüyorum." demiştin. İşte sana âhir zamandan sesleniyorum ya Resulullah. Tek özlemim ve ümidim senin bu hitabınnın muhatabı olabilmektir.

Hani o kutlu insanlardan o güzide ashabından olan, Ebu Nuayman birkaç defa karşina sarhoş çikmisti da Ömer celâllenip kılıcını çekmis: "Müsaade et şuna dersini vereyim ya Resulullah!" demişti. Sen ise onu tutmuş: " Bırak ey Ömer, o Allah ve Resulünü sever." buyurmuştun. Bunları yazan, Allah’ın ve Resulünün karşisında mahçup bir kul var ki; o Allah ve Resulünü sevmektedir.

Ey Mâlikü’l- Mülk olan Zü’l- Celâli ve’l- İkrâm

Ey kişi ile kalbi arasına giren, kalpleri evirip çeviren Allah’ım! Kalbimi senin dinin üzerinde sabit kıl! Ey kulunu bütün yaratılmışlardan üstün kılan Rabbim! " Seni sevmeyi ve seni seveni sevmeyi ve senin sevgine beni yaklaştıracak şeyi sevmeyi bana nasip et. Bana senin sevgini sıcak ve hararetli bir günde soğuk suyu arzulamaktan daha sevimli kıl."

Ey esrarına varılamayan, sırrına erilemeyen… Artık bizleri sana ve Resulüne mahçup olmaktan kurtar. " Ben onlardan razıyım…" dediğin, Resulünün " Ümmetim!" diye hitap ettiği, alnındaki secde izini aşkının mührü olarak taşiyan kullarından eyle. Kullarınla eyle…

Ey mazlumların, sadıkların ve âsiklarin Rabbi! Sevgili Resulünün hürmetine O’nun yetimleri olan bizleri; bu ümmeti iki cihanda azîz eyle…

Amin…

Murat Çeri
Semerkand Dergisi

 
KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image 
Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

Kalbinizin en üst katında kim var…

Kalbinizin en üst katında kim var…

Ben kalbinin birinci katında oturuyordum. Hani sığınaksız,korunaksız, yağmurlu bir sonbahar günü, başıboş… Ben kalbinin birinci katında oturuyordum. Hani sığınaksız, korunaksız,yağmurlu bir sonbahar günü, başıboş dolaşıyordum sokaklarda.Hani elimden tutacak kimsem yoktu. Hani, işte, tam o an sen çıkmıştın karşıma ve bana kalbinin birinci katını vermiştin.

‘Orada güvendesin, ağlamak, üzülmek yok, huzur var.’ demiştin. Bende kalbinin birinci katına yerleşmiştim. Elimden tutup kaldırmıştın, hayatın soğuk kaldırımlarından. Sıcacıktı kalbinin birinci katı. Huzur buldum orada, ısındı yüreğim. Kalbin o kadar büyüktü ki, binlerce kattı. Ama ben sadece birinci kattaydım. Sen bana orayı vermiştin. Kalbinin birinci katında oturuyordum.

Zaman ilerledikçe kalbinin birinci katı yetmedi bana, diğer katları merak etmeye başladım. Oralarda kimler, hangi duygular oturuyordu?Şöyle bir dışarı baktım. Binlerce giren çıkan vardı kalbine.Benim dışımda anne-baba, mal-mülk, eş-çocuk sevgin oturuyordu üst katlarda. Yerleşmişti bu sevgiler çıkmazcasına yüreğinin değişik katlarına. Sonra giren çıkan binlerce duygu vardı. Kin,nefret, huzur, mutluluk, dostluk, sevgi, düşmanlık… Bazen çok üst katlarda, bazen alt katlarda oturuyordu bu duygular.

Ama en çok merak ettiğim, kalbinin en üst katında oturan, bütünduyguların ve sevgilerin üstünde olandı. Kalbinin asıl sahibiydi merak ettiğim. Bir gün sordum sana kim diye. Sen de O dedin. Sonra açıkladın; beni, kalbimi, seni, kalbini, sevgiyi, nefreti yaratan O dedin. Sanırım anlamıştım. O, beni yaratan ve kalbinin birincikatına yerleştiren. O, bana bu mutlulukları tattıran. O, yüceYaratıcı…

Ben O’nu tanıdıktan sonra, kalbinin birinci katında kendimi dahagüvende hissettim. O, kalbinin ve kalbimin asıl sahibi. O, kalbini vekalbimi evirip çeviren. O, kalbimin de en üst katında olan. O,başka sevgi ve duygularla kıyaslanamayacak kadar yüce olan. O, beni kalbinin birinci katına yerleştiren…

Saliha CANBAY

 
KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image 
Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

MERHABA YÂR!

 


MERHABA YÂR!
Melekler adedince, kâinat dolusu Merhaba Yâr!
Merhaba ey kalbimizde tek intizar!
Hoş geldin ezel ikliminden..
Şerefe boğdun, mest eyledin fani yuvamızı. Faniler adedince, zerreler adedince Merhaba Yâr! Merhaba ey kalbimizdeki yangına medar!
Herkesin var bir sevdası. Herkeste bir gönül yarası. Her kalbin derinliklerinde biri yatar. Her kalp kendini bir yâre bağlar. Vallahi Sensin bize tek Yâr. Bunca kırık, bunca yıkık, bunca harap kalbimiz var. Bırakalım Sana meftun kalbimiz böyle viran mı kalsın? Şefkat dolu dokunuşunla bizi onarmaz mısın?
Merhaba ey dupduru gönüllere Yâr!
Ne varsa Sende var. Seni var edene sonsuz hamd-u senalar. Kalbimiz zikrinle çarpar.
Merhaba ey kalbimize nur olan Yâr!
Gelişinle yeryüzü pırıl pırıl, gökyüzü ışıl ışıl, haneler cıvıl cıvıl.. Zulüm saraylarında vaveyla koptu; kâhinlerin, ruhunu biçti cinnet… Bu gelen put kıran Muhammed. İbrahim’in oğlu, on sekiz bin âleme rahmet…
Rahmet sonsuzluğunca Merhaba Yâr! Yaralı yüreklerimizde hep ümit var. Nuruna hasret kaldı bütün kıtalar. Ellerinde güllerle bekleşir bak, dudakları ismine kanmış bütün çocuklar.
Hoş geldin ey yaratılmışlara Serdar…
Yaratılmışlar adedince Merhaba Yâr! Merhaba ey âleme iftihar! Kalbimizde hep yâdın var.
Sen var isen her şey var.. Sensiz kalp neye yarar. Merhaba ey cana can katan Yâr! Tertemiz ruhlar Seninle bahtiyar. Kalbimizde sevdan var.
Merhaba karanlık zamana güneş gibi doğan Yâr! Veyl olsun Sensiz geçen zamanlar.. Senin olmadığın yerde gurbet var. Merhaba çölleri gülşene çeviren Yâr!
Yükün altında büzülmüş, ezilmiş bir köle.. Siyah. Kâh ağlıyor, kâh inliyor. Sonra zulüm altında bir fakir.. Dışlanmış, tepelenmiş.. Hor ve hakir. Ötede toprağa gömülmüş minnacık bir çocuk… Kız. Hep birden ağlaşıyor, soruyorlar: ‘Nerde kaldı kurtarıcımız?’
Merhaba imdada yetişen Yâr!
Sen geldin cennet oldu dünyalar. Ve işte hayat dolu bir bahar. Seni gönderene bitimsiz şükranlar. Seni gönderenin salât ve selamıyla Merhaba Yâr! Sensizlik cehennemi kalbimizi yakar.
Bahtı karadır Seni kaybeden. Harap ve bitaptır ruh ve beden. Senin için geçilir candan ve her şeyden. Bana ne ağyardan, elden. Sensin ruhumu revan eden, beni Kıtmir-i zaman eden. Kalbimi şerha şerha aşkına Suzan eden.
Merhaba ey âşıklara kıble olan Yâr!
Sana kurban, Sana hayran Yusufların var! Adın anılınca Yâr; yanaklarında aşk kızıllığı yanar. Gözleri hep Seni arar, kalpleri hep Seni sorar, dilleri hep Seni anar. Ve mücahitlerin var, saf, saf dizilmiş; alınlarına Senin adın yazılmış.
Merhaba ey mücahitlere Yâr! Dünyalar dolusu derdimiz var. Bitmek bilmeyen hasretimiz var. Sensiz saraylar mezar. Sensiz cennet bile dar. Vuslatın umuduyla merhaba Yâr! Sana yangın, Sana ölgün kalbimiz var.
Sensiz Mekke öksüz kaldı, Medine yetim. Kudüs kan ağlıyor.. Bağdat kan ağlıyor.. Kabil kan ağlıyor.. Ve kan ağlıyor dört duvar arasında kalbim, Şam, Amman, Kahire… Sensiz kahır ve çile.. İstanbul, Konya, Amed… Meydanlarda güllerle bekliyor Seni ümmet.. Açe, Keşmir, İslamabad.. Ancak Seninle oluruz âbâd… Priştine, Saraybosna ve Mostar.. Her kıtada yetim ümmetin var. Gel ey mazlumlara Yâr! Sana tutkun kalbimiz var.
Merhaba ey Yetim Yâr!
Sensin yetimlere yâr. Sensiz her garip, her öksüz, her yetim ağlar. Bencileyin gariplerin senden başka kimi var? Merhaba ey kimsesizlere Yâr!
Sevdan bir usare ve biz içtik ondan kana kana; eriştik o eşsiz gülzare. Misk-u amber sünnetindir her derde çare. Sensiz insanlık avare; sönüp dökülür semada her sitare. Gel ey ışığıyla âlemi aydınlatan mehpare. Sensizlik gurbetinde yanan kalbimiz var, pare pare.
Merhaba ey derde derman Yâr!
Merhaba ey âleme sultan Yâr!
Merhaba ey Şah-ı devran Yâr!
Bir kalbimiz var.. Yalnız Sana giriftar. Rabbim ayırmasın Senden, sonsuza kadar…

Nurullah Gülsever

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image 
Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinden Ögütler

 

 

 
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinden Ögütler
 Ey aziz!
Konuşursan doğru konuş. Doğruluk keramettir, yalan aşağılıktır. Kurtuluş doğruluktadır. Boş laflar ve şakalar zarara yol açar; ömrü boşa geçirmektir. Gıybet ve koğuculuktan sakın ki, bunlar insanı halktan ve Haktan uzak ederler.
Dili tatlı olanın dostu çok olur.
Dil, insanın terazisidir, âlim ve cahili ayırıcıdır.
Çok selâm ve tatlı dil sevgiye sebeptir. Büyüklerin yolu güzel sözlü olmak ve açık selâm vermektir.
Özür dileyenin özrünü kabul et.
İyi arkadaş hayatın süsüdür.
Hikmetin başı insanlarla iyi geçinmektir. İnsanın rıfk ve cömertliği düşmanına kendini sevdirir.
Hilmin zekâtı güzel idaredir. İlmin zekâtı zeki insanlara öğretmektir.
Akıllı kimseye muhalefet etmek şiddetli tekdire gider. Ahmağa cevap vermemek en güzel cevaptır.
Hakka yaklaşmak yalvarmakladır. İnsanlara yaklaşmak ise onlardan bir şey istememekledir.
Cimri ve korkakla istişare etme.
Yardım et ki, yardım olunasın.
Senden büyüklere itaatli ve saygılı ol ki, senden küçükler seni saysınlar.
Güzel ahlâkın en güzeli sana gelmeyene senin gitmendir, seni mahrum edene senin iyilik etmendir.
Sevginin sebebi cömertliktir. Cömertlik zenginliğe ve rahatlığa sebeptir. Cömertlik insanın süsüdür.
Kanaatın meyvesi azizliktir.
Tevazu ilmin meyvesidir, tevazu şeref süsüdür. Tevazunun meyvesi yükselmektir.
Güzel huy her faziletin esasıdır.
Ülfetin sebebi vefadır, ayrılığın sebebi ihtilaftır, fakirliğin sebebi israftır.
Gönüldeki sükûnet en güzel süstür.
İnsanlarla iyi geçinenin ayıpları örtülür
Malınla cömert, sırrınla cimri ol ki, mal veren aziz, sır veren zelildir.
İnsanlarla iyi geçinen selâmet bulur.
Alime hürmet Hakkı ta’zimdir.
Öğüdü kabul eden yüzkaralığından kurtulur.
Küçük musibeti büyük sayan daha büyüğüne tutulur.
İnsanlara teşekkür etmeyen Allah´a şükretmiş olmaz.
Namahreme bakmayanın kalbi rahat olur
Sana söz getiren, senden de söz götürür.
Görmemezlikten gelmek gibi hilm, bilmemezlikten gelmek gibi akıl olmaz.
Akıllı olana gerektir ki, doktorun hastaya söylediği gibi söylesin. O hiddet ve şiddet gösterdikçe yumuşak söylesin
Halkın beğenmediği işleri işleme ki, hakkında iftiraya başlamasınlar.
Geçimli hanım iki rahatın biridir.
Kadın reyhandır, kahraman değil, onu yük altına atma, kadına yük olma.
 
 
 

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image 
Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

SEVELİM….

https://i0.wp.com/img2.blogcu.com/images/a/f/y/afyonlumurat36/cuma_-_copie.jpg

CUMANIZ
MÜBAREK OLSUN..




SEVELİM….


Herkesi seven insan,herkese tarafından sevilir..kendimiz için sevip


istediğimiz şeyi başkaları için de istemeliyiz..Başkalarının bize nasıl


muamele etmelerini istiyorsak,biz de onlara aynı şekilde
davranmalıyız…


Sevilmek ve takdır kazanmak için,herkese samimi bir alaka
göştermek,selam


vermek,hal hatır sormak lazimdır..


Yapmacık hareketlerden de kaçınmak gerekir..Samimiyetsiz
hareketler,fayda


yerine zarar verir..


Çoğu insan da tıpkı bizim gibidir aslında…


Onlarda sevdikleri insanlar ,endişeleri,dertleri,hastalıkları vardır..


Evet ,hepimiz din kardesiyiz..ve birbirimizi sevmeliyiz..


Allah insanlara sevgiyle yaratmış ve yaşamanın özü sevgidir..Dinimiz
sevgi


dinidir..


Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem )Rahmet Peygamberdı..




sevgi ile kalın dostlar


click to 
zoom

 

KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR ” "

 
Hz.MUHAMMED(S.A.V.)

Image 
Hosted by ImageShack.us ALANINA EKLEMEK
ISTERSEN BLOG ALA BAS SENIN OLSUN

Etiket Bulutu