Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

Archive for Ağustos, 2010

Selam sahur, selam seher


SAHURLA
SEHER arası, bereket yağmurlarının derya derya aktığı demler… Derin
tefekkürün zikirle buluştuğu sular, hikmet susuzluğunun giderildiği,
saniyelerin saat, saatlerin gün olduğu zamanlar… Vaktin kadrini bilenler
için bulunmaz şevk serinliği, istemenin en verimli anları…

Hayrı,
hakikati arayanların idraklerinin açık, duyguların canlı, zihinlerin
parlak olduğu, sonsuzluğun nefeslendiği huzur haller geçidi… Geçmiş
geceden güne iyi başlamanın anahtar açılımı, doğumun ışık ışık
serpildiği sonsuzluk huzmeleri…

Hüznün uzak, şevkin bol, bedenin diri, duanın kabule yakın, kalp kabının ubudiyetle doldurulacağı yağmur sular…

Kur’an
kıraatinin şuuru temizlediği, duanın dirilttiği, dünyanın
hissedilmediği, ulvi hislerle yücenildiği vakit üstü vakitler… Sema
kapılarının açıldığı, feyiz yağmurlarıyla ıslanıldığı, ruhların rahata
erdiği ender dakikalar…

Ruhun,
zaman öncesi ve sonrasına gezindiği, kâinatı avuçlarının içinde
erittiği, zamansız soluklar… Kalbin kaynadığı, aradığını bulmanın
coşkusuyla latifeleriyle bayram ettiği, bilinmez ufuklara kanat
çırptığı… Gizemli yolculuğun aşikârlaştığı, var olmanın derin izlerine
varıldığı dehliz; sahurla seher arası…

İki
bereketin buluştuğu berzah zamanlar geçidi… Boş geçirilmeyecek, her anı
dua dua değerlendirilecek, güne ubudiyet kuşanılarak başlanacak
çekirdek zaman…

Ramazan
aylarınsa – belki de – sahurla seher, günün sultanı… Sultan saatler
kıyamla karşılanır, hürmetle mukabele edilir, tezekkürle içe çekilir,
tefekkürle ufka bakılır… Aç durmanın, susuz kalmanın doyuruculuğu en
fazla iftarda hissedilirken, şevkin en tok olunduğu dönem de sahurla
seher arası olsa gerek…

Dakikaların
ömürleştiği ölümsüz anlara aktığı, canların canana yakın olduğu demler…
Kalbin nur şehrayinine döndüğü, kâinatı ışıklandırdığı aydınlık
buluşma… Evlerin ışık ışık yanan pencereleri böylesi buluşmanın muştusu…
Evler diriliyor, ışık çiçekler açıyor, bereket yağmurlar yağıyor,
hikmet perdeleri açılıyor, zaman coşkun akıyor, gün şevkle geliyor…

On
bir ayın sultanı güne ayak basıyor, zamana hükmediyor, mekânı
aydınlatıyor… Nefis suskun, şeytan uzakta uyukluyor, latifeler
ubudiyetle raksta, vicdan rahat, akıl kıvamında, kalp Kur’an okuyor,
Kur’an kalbe okuyor, kâinat bayram ediyor…

Biraz
sonra hac ve umre sevabı kazandıran işrak namazıyla miraca çıkılacak,
sonlu hayatta sonsuzluğa yaraşır şekilde yaşanması ve bitmesi istenecek,
sonrasında duha namazıyla tekrarlanacak bu istek…

Sahuru
seherle sevmeli, o sevgiyle yaşamalı günü, o idrakle kavuşmalı iftara…
Kusurları Rabbe itiraf ede ede, bağışlanma dileye dileye geçmeli gün…
İşte geldi gidiyor, biz de gidiyoruz, durmak yok fani zamanlarda…
Sahurla seherin bereketini yakaladıktan sonra ne yapalım sonlu
solukları… Selam sahur, selam seher, merhaba gün, şükür iftar.

Hüseyin Eren

Güldür yağan Ramazan’dan.


En
kutlu kitap, Kur’ân’dır, gelir Ramazan’la. Felâh bulur ona tutunan,
kurtulur ona yapışan. Özgürlüğüne kavuşur, eskimeyen yeniye koşar.
Gökler armağanıdır Ramazan.

Güldür yağan Ramazan’dan. Güldür yağan Ramazan’dan.

Not:
Sevgili kardeşlerim, Ramazan-ı Şerif’iniz mübarek olsun. Ömrünüzün en
güzel Ramazan’ı, ömrünüzün en feyizli en bereketli günleri bugünler
olsun İnşallah.

Selâm ve duâyla…

Duâlarınızı bekleyerek…

Selim Gündüzalp

Etiket Bulutu