Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

Tasavvuf: Nezaket Yolu

Tasavvuf, insana nefsin terbiye edilmesi gerektiğini ve bunun nasıl olacağını öğreten eğitim yoludur. Bu yoldaki kişi, terbiye etmesi gereken unsuru yani nefsini tanımak zorundadır. Nefsin tanınması ise çok kıymetli bir bilgidir.

Nefsini tanımak üzere yola koyulan kişi kendisini uçsuz bir denizin kıyısında bulur. Nitekim bir arif şöyle demiştir: “ Nefs , uçsuz bucaksız bir şeydir; bütünüyle kainattır . Çünkü kainatın kopyasıdır. Alemde bulunan her şey nefste mevcuttur. Aynı şekilde nefste bulunan her şey de alemde mevcuttur. Şu halde nefsinin efendisi olan, tüm alemin efendisi olmuştur. Keza nefsinin kölesi olan tüm alemin kölesi olmuştur.”

Nefsini tanıyan kişi, aslında insan gerçeğini tanımış demektir. İnsan gerçeğini tanıyan, alemin hakikatini tanıyacaktır. Bu bakımdan, nefsini ve giderek Rabbi’ni tanımış kimseler, “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” diyebilme seviyesinde olan, çok incelmiş bir ahlâkın, benzersiz bir nezaketin uygulayıcısıdırlar.

Bu kimseler, insanda varlığın özünü, usaresini görürler: “ Hoşca bak zâtına kim, dîde-i ekvânsın sen.” (Kendi zatına hoşca bak, çünkü sen alemin gözbebeğisin.) derler. Bu şuur onları insanlara bakarken onlardaki özü görmeye, insanları Allah Tealâ’nın ıyali olarak telakki etmeye yöneltir. Bu bakış sayesinde, insanları incitmemek, gönüle olan vukufları sayesinde gönül yapıcı olmak, onların özellikleri olmuştur.

Bu insanlar kâmil insanlardır. Onların insanlarla ilişkisi, insanlara karşı görevlerini yerine getirerek haklarını da almak/koparmak anlayışı üzerine kurulu değildir. Çünkü birçok hadis-i şerifte, bir insanın bir davada başkasından alacağı olan haktan vazgeçmesinin daha hayırlı olacağı söylenmiştir.

İşte bu insanlar, kardeşleri üzerindeki haklarının peşine düşmek yerine, onlara karşı olan görevlerini öne alan bir ahlâkın sahibidirler. Onlar sadece, nezakete nezaketle karşılık veren kimseler değildirler; nezaketi bütün davranışlarının değişmeyen ruhu, canı kılanlardır.

Ahmet BİRLER

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: