Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

Arifler Yolunun Edepleri

İnsan kalbi çok hassas ve hareketlidir,
devamlı değişim içindedir.
Mürid her zaman aynı derecede uyanık ve
sevgi içinde rabıta yapamayabilir.
Bazen rabıta bozulur, zayıflar ve
etkisi iyice azalır.
Bunun müridden ve dışardan kaynaklanan bazı
sebepleri vardır.

Bunlar:

1-Mürşid hakkında şüpheye
düşmek.
Bu hâlden kurtulmanın çaresi sık sık tövbe tazeleyip
mürşidle
kalp bağını kuvvetlendirmektir.
Mürşid hakkında kalbe
gelen vesveselere aldırış etmemelidir.
Allahu Tealadan özel yardım
istemeli ve kalbinin haktan kaymaması için
dua etmelidir.

2-Mürşidden
başkasının etkisinde kalmak ve gönlünü başka birisine kaptırmak.
Bu
hâlin tedavisi, kendisini şeyhinden uzaklaştıracak her şeyden gözünü ve
gönlünü
çekmektir.
Mümkünse bizzat mürşidinin yanına gitmeli, onun
nazarları altına girmeli, böylece sevgisini kuvvetlendirmelidir.
Bu
mümkün değilse hayalen mürşidi ile beraber olduğunu düşünmelidir.

3-Büyük
günah işlemekten meydana gelen gaflet ve ümitsizlik.
Bu hâlin
çaresi, nefsi devamlı hayırlı amellere sevk etmek, haram ve
boş
işlerden el çekmektir.
Bununla birlikte kişi günde yetmiş defa günah
işlese bile,
yetmiş defa Allah(cc)a tövbe etmelidir.
Hiçbir
hâlde ümitsizliğe ve karamsarlığa düşmemelidir.
Mürid nefsine mağlup
oldukça daha fazla manevi desteğe muhtaç
olduğunu anlamalı,
günahlarla zayıf düşen kalbinin kuvvetlenmesi için
zikir, istiğfar
ve rabıtaya sarılmalıdır.

4-Velilere itiraz ve düşmanlık yapan
kimselere yaklaşmak ve onlara kulak vermek.
Mürid en büyük zararı
Allah(cc) dostlarını inkar eden, hafife alan ve
onlara karşı edep
dışı davranan kimselerden görür.
Nefis kötü ve olumsuz şeylere hemen
yönelir.
Öyle ki insan Allah(cc) dostlarının güzel hâlleri hakkında
bin söz dinlese,
peşinden bir münkirin onları küçük düşürecek bir
sözünü işitse
nefis bin hak sözü bırakır, bir boş söze takılır,
onunla kalbin huzurunu kaçırır.
Bunun için münkirden kaçmalı, edepli,
muhabbetli ve Allah(cc) dostlarıyla
rabıtası kuvvetli salih
insanlara yakın olmalıdır.
Sadatlar, sofileri en çok münkirlere karşı
uyarmışlar ve
sohbetlerinde şöyle demişlerdir:

Bir kimse
papazla oturup kalksa, aynı kaptan, aynı kaşıkla yese içse,
ondan
gördüğü zarar, bir münkirden gördüğü zararın yanında hiç kalır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: