Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

SABRET GÖNÜL

SABRET GÖNÜL

Faruk Gürbüz

Menzil almak ister isen
Gönül sabreyle sabreyle
Dostu bulmak ister isen
Gönül sabreyle sabreyle

Sabredenler menzil alır
Sabretmeyen yolda kalır
Sabreden maksudu bulur
Gönül sabreyle sabreyle

Ey gönül, hayat sürprizlerle doludur. Kimi zaman saadeti kaybetmenin hasretiyle kavrulurken, kimi zaman da ummadığın bir saadetin tebessümüyle sürur bulursun. Çektiğin ıstıraplar, elemler ve tarifsiz kederlere sabretmenin ateşiyle pişer, bir zaman sonra o ateşte lezzet bulursun.
Bu yüzden ey gönül, ateşten korkma! Sabrın sineleri yakan o lâhutî ateşinde piş ki, lezzet bulasın.
İşte ey gönül, çoğu belâ ve musibetlerin değişmez kaderimiz olması,
Bütün çabalarımıza rağmen açlığın, fakirliğin, korku ve endişenin o muziç çemberi içinde sabra mahkum edilişimiz,
Bu diyarda hep böyle mahzun kalışımız hep bundan:
Güneş yakacak, meyveler sabırla olgunlaşacak…
Tohum toprağın derinliklerinde sabra mahkûm; sen dünya denen şu çileler, elemler, ayrılıklar, hasretler yurdunda…
Tohum, bir müddet toprağın karanlıklarında kalmaya tahammül edecek.
Çürüyecek; çürürken, canını toprağa katarken sabredecek, sabrın acısına katlanacak, sonra filiz verecek,
Hasretini çektiği gün ışığına kavuşacak, bir ağaç olacak, gökyüzünü kucaklayacak,
Yapraklarıyla gözleri okşarken, gölgesinde canlar ferahlık bulacak, meyveleriyle ziyafetler sunacak.
Sen de öylesin ey gönül!
Sen de korkunun, endişelerin, elemlerin zindanında kalmaya tahammül et. Acılara katlanmanın, nice nimetlere hasret yaşamanın ateşinde pişecek, lezzet bulacaksın.
Hayat bulmak, hayat vermek için…
Bir velinin mübarek lisanında dile gelen o hikmet için:
“Ateşten korkma! Piş ki lezzet bulasın…”
Ey gönül, acılara sabret. Çünkü onlar seni kahretmek için değil; sınamak, terbiye etmek, kemâle erdirmek için gelirler;
Hem de geçicidirler; derûnunda ebediyen kalmayacaklar.
İmana ve ümide sarıl.
Bil ki hiçbir gece ebedi değil; her karanlığın sonunda bir fecir saklı.
Alemlerin Rabbi’ne, kalbin sahibine kulak ver ey gönül. Sabrı öğren, gayesini anla. Kulak ver o sese: “Biz sizi, biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan biraz eksiltmekle deneriz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara, 155)
Şimdi sabret. O müjdeyle can bul. Sus ve dinle ey gönlüm, sus ve dinle…
Ey gönül, bil ki hayat seni her zaman bahar serinliğinde, meltem letafetinde karşılamaz. Kimi zaman kurak bir yaz, kimi zaman kara bir kış olur. İncinirsin, acı çekersin. Dişlerini sıkarsın, gözlerin yaşarır.
Ne olur, gözlerin yaşarsa da, dilin ancak Rabbinin razı olduğu sözü söylesin. Bu yaşlara katlanmayı bil ey gönül, varacağın menzil hatırına.
Bilirim, şu dünyada elemlerin kıblesi olmuşsun. Bütün kederler, mukadderat semasından sana doğru sökün edip, sende karar kılmaya gelir. Sanki hep sende barınmak ister.
Düşün ey gönlüm, onları sana yönelteni düşün…
Bu kutsî çileleri Tanrı misafirleri olarak ağırla. Müminlerin o sözüne bütün ruhunla katıl. Bunu diline vird et, aradığın her teselli onda saklı:
“Onlar ki… Onlara bir musibet isabet ettiği zaman şöyle derler: Biz Allah’a aidiz ve elbette sonunda O’na döneceğiz. “ (Bakara, 156)
Ve peygamberini, peygamberleri düşün. Sabır onların ahlâkı. Bak, Yusuf’undan ayrı düşen gözü yaşlı Yakup Peygamber nasıl sabretmiş. Hz. Eyyub a.s. sabır ateşinde nasıl yanmış. Ve o sevgililer sevgilisi, ve O’nun mübarek sahabileri… Hüzün yıllarında, Şibi muhasarasında, Taif’te, Tebük’te, Bedir’de, Uhud’da, Hendek savaşında sabır şerbetini nasıl yudum yudum içtiler. Bir adım sapmadan, kalplerini sahibinden bir an ayırmadan nasıl ışıdılar, nasıl ışık verdiler…
Eğer iman eder, salih ameller işler, bunlarda sabır ve sebat gösterirsen, senin de sabrının sonu asla hüsran olmayacak.
Rabbinin şu vaadi haktır biliyorsun: “Asra yemin olsun ki insan hüsrandadır. Ancak iman edip, salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna…” (Asr Suresi)
Sakın sen de yolundan şaşma ey gönül; itaat et. İtaatında sabır ve sebat et. Zira bu yol sabırdan ibaret. Sevgililer Sevgilisi’nin “iman nedir?” sorusuna “sabır ve cömertliktir” sözünü hatırla. İnanıyorsun, o halde sabrediyorsun, sabırla yaşıyorsun. İlâhi yasaklardan sakınırken sınanıyor sabrın, emirleri yaparken sınanıyor. Ama “Dosdoğru Yol” üzerinde sen takva elbisenle yürürken, melekler sabrına çoşkuyla, dualarla eşlik ediyor, biliyorsun.
Kainat sana gıpta ediyor biliyorsun. Sen muhabbet şarabından bir yudum içtikte, alemler kendinden geçiyor, biliyor musun? O muhabbeti muhafaza etmeye sabret gönlüm. Dünyanın bütün hazinelerinden kıymetli muhabbetini bir damla eksiltmemeye and iç, andına sadakatle sabret.
Ey gönül! Dikkatle bakarsan görür ve anlarsın ki, şükrün sinesinde bile sabır saklıdır. Mümin şükrederken şükürde devamlı olmaya, refah içindeyken taşmamaya, şımarmamaya sabreder.
Sabrın zıddı aceledir. Acelenin meyvesi ise pişmanlıktır, üzüntüdür ey gönül. Öyleyse çabalarının, amellerinin mükâfatını beklerken ne olur acele etme. Sabrın özündeki tevekkülü gör, her şeyin sahibine dayanmayı öğren.
Beklediğin ilâhi yardım yalnızca sabrın sonunda gelecek ey gönlüm. Ama sakın tuzağa düşme; tedbirsiz sabır, çalışmadan yapılan tevekküle benzer. Önce tedbirine, tedavine sarıl, sonra sabret. Hiçbir musibete ağır ve çekilemez gözüyle bakma.
Evet, sabır acıdır ey gönlüm. Bunu en iyi sen bilirsin. Gelecekten ümidi, beklentisi olmayan bir yürek bu acıya tahammül edemez, bunu da bilirsin.
Hangi ümit diye sorma bana, bütün ümitler imanında saklı. İmanın var, demek ki ümidin var. İstikbalin var. Gidecegin yer, göreceğin cemal var. Senin menzilin var. Seni hasretle bekleyen cennet ehli var. Sana kucak açmış ebediyyet var.
Şimdi sus gönlüm. Sus ve teslim ol. Fani umutlarla tükenmekten vazgeç. Dünya buna değmeyecek kadar kısa. Sabır zamanı kısa. Bir şimşek ışığının parıltısı kadar kısa.
Unutma ey gönül, burası dünya… Sefası da fani, cefası da… Fakat ebediyyet var, ebedi vatan.
Orada nankörler için hazırlanmış bir ateş mahzeni var ki, orada sabah olmayacak, horozlar da ötmeyecek. Orada sabretmek imkansız.
Öyleyse nankör olmaktan kork ve ey gönlüm, geçici elemlere ve imtihanlara sabret.
Bilirim bu dünya bir imtihan yurdu, bir zindan. Ama duvarlarında daima ümide, kurtuluşa, selâmete açık iman ve ümit pencereleri var. Bu pencerelerden mesut geleceğini gör.
Sen ki narin kanatlı bir kelebeksin. İlâhi takdirin imtihanını minicik gövdende bulmuşsun. İlâhi mukadderatın göklerinden gelen kaza oklarına hedefsin. Göklerin ve yerin yüklenmekten sakındığı “emanet” omuzlarında. Bazen belin bükülecek, dizlerin dermansız kalacak. Ama sakın sabrın tükenmesin ey gönlüm, ruhunu ebediyete taşıyorsun.
Sabret gönül, şurada karşı kıyıya ne kaldı? Bu dünya zindanına muvakkaten mahkumsun, şükret ki müebbeden değil!…
Sabret gönlüm, yol çok uzun değil, az kaldı…
***

Burada da Sabah Oldu
Bir derviş bir yolculuğu esnasında bir padişahın sarayına misafir olmuş. Orada izzet ve ikram görmüş. Altına atlas döşekler, üstüne ipek yorganlar serilmiş. Başının altına da kuş tüyünden yumuşacık yastıklar verilmiş.
Karnı tok ve sırtı pek olan derviş, rahat bir uyku geçirmiş sarayda.
Nihayet horozlar ötmüş ve sabah olmuş. Derviş kalkmış ve namazını kılmış ve namazının sonunda:
– Allah’a hamd olsun sabah oldu, demiş.
Teşekkür etmiş padişaha, dualar etmiş ve tekrar yoluna koyulmuş.
Bu sefer de yolu bir harabeye uğramış dervişin ve gece de gelip çatmış. Dün sarayda geceleyen derviş, bu sefer bu harabenin mahzeninde uyumak zorunda kalmış.
Fakat bu gece zor bir gece olmuş onun için. Yüzünde fareler raksetmiş bütün gece ve her yanını böcekler ısırmış. Derken burada da horozlar ötmüş ve sabahı müjdelemişler. Derviş yine aynı tevekkülle kalkıp namazını eda etmiş ve:
– Allah’a hamd olsun, burada da sabah oldu, demiş.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: