Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

Archive for Aralık, 2011

Terk edilen namazlar:

1) SABAH: namazini kilmayanin yüzünde nur kalmaz
2) ÖYLE: rizkindan bereketi kaldirilir
3) IKINDI: vucudunda kuvvet olmaz
4) AKSAM: evladinin hayrini göremez
5) YATSI: uykusunda rahat edemez

1) Dünyadaki ceza :
*ömrü kisalir
*salihlerin ( nur) simasini yüzünden siler
*yaptigi hiç bir amele sevap vermez
*duasi Allah katina çikmaz
*dünyadaki bütün mahlukat ona bûz eder
*salihlerin duasindan nasibini alamaz

2) Ölür iken:
*zelil olarak ölür
*aç olarak ölür
Susami$ olarak ölür ( ne kadar icerse icsin susuzlugunu gideremez)

3) Kabirde:

*Allah kabrini daraltir ( kabirgalarin bir birine giresiye kadar)
*kabrinde ate$ yanar
*Allah ona yilan musabat eder ki kiyamete kadar ona e$lik ederek (vurarak) kiyamete kadar azap eder

4) Kiyamet’e:
*Allah ona yüzünün üzerinde sürünerek mulat eder ceheneme kadar
*Allah ona gazapla bakarak yüzünün eti eriyip gider

Ey ogul!

 

imam-i RABBANI k.s

Nefis, makam ve bas olmak sevdasi üzerine yaratilmistir. Bütün gayreti, akrani üzerine üstün gelmektir.

Bütün arzusu yaratilmislarin hepsi kendisine muhtaç, emrine ve nehyine boyun egmis olmaktir. Kendisinin hiçbir seye muhtaç olmasini istemedigi gibi, hiç kimsenin hükmü altina da girmek istemez.

Bütün bunlar ondan gelen uluhiyet davasidir. Benzeri olmayan Yüce Yaratici ile ortaklik davasina girer. Mutlu olmaktan yana pek uzaktir.

Hatta ortakliga bile razi olmaz. Yalniz kendisinin hâkim olmasini ister, baskasini istemez. Herseyi hükmü altinda görmek ister. Bir kudsî hadiste söyle buyurulur:

\”Nefsine düsman ol, çünkü o Bana düsmanliga saplandi.\”

Makam, reislik, yükselmek, büyüklenme hususunda nefsin isteklerini vermek suretiyle nefsi terbiyeye kalkismak ona yardim olur ki, hakikatte Yüce Allah\´a düsmanliktir. Onu takviye etmek dahi bu mânâyadir. Bu isin çirkinligi ciddi bir sekilde idrak edilmelidir.

Bir kudsî hadiste\´Allah Teâlâ söyle buyuru:

\”Kibriya ridamdir, azamet izarimdir. Bir kimse bunlardan birisi ile benimle nizaya tutusmak isterse, onu atesime atarim, haline hiç bakmam.\”

Peygamberlerin gönderilmesinin hikmeti, nefs-i emmareyi âciz birakip onun yapisini tahrip etmektir. Dinî emirler nefsi arzulari kaldirmak için gelmistir. Ne kadar dinî emir islenirse, o kadar nefsanî arzu zail olur.

Dinî hükümlerin birini yerine getirmek nefsanî arzularin izalesi için bin senelik riyazetten ve bu ugurda mücahededen daha faziletlidir.

Bu riyazet ve mücahede seriat geregince olmayinca nefsin arzusunu takviye ve teyit eder. Brahmanlar ve Hindular riyazet ve mücahedede hiçbir kusur islemezler, fakat seriat dairesinde yapmadiklari için kendilerine hiçbir faydasi olmaz.

Meselâ bir kimse dinin emrettigi zekât niyetiyle bir dinar verse, nefisten gelen bir arzu ile nefsin tahribi yolunda bin dinar harcamasindan daha faydalidir.

Ramazan Bayraminda seriatin emrine uymak maksadiyla oruç tutmayip yemek, bir kimsenin kendiliginden tuttugu bin senelik oruçtan hayirlidir.

Sabah namazinin iki rekât farzini cemaatle kilmak sabah namazini cemaatle kilmayi birakip geceyi sabaha kadar ibadetle geçirmekten çok faziletlidir.

Hâsili; nefsin, baskanlik, üstünlük, yükseklik taslamak hususundaki bos kuruntulann pisliklerinden kurtulmadikça kurtulus mümkün degildir. Ondanki bu hastaligin izalesi zaruridir. Tâ ki, ebedi ölümle yüz yüze gelmeye…

BİZE AŞKI ÖGRET ALLAH’IM

  • BİZE AŞKI ÖGRET ALLAH’IM
    Biz aşkı unuttuk Allah’ım,
    Hatırlatasın diyedir bu yakarış..

    Önce İbrahim’e öğrettin aşkı. Hiçbir öğretinin ve hiçbir numunenin olmadığı yalın bir zaman diliminde başladı hayata İbrahim. Tüm yakınları ve tüm gördükleri………, görmediklerini inkâr eder haldeydi. Ama Sen bırakmadın onu. Aşkı verdiğine aşkı yazgı kılmıştın çünkü.. Vedûd bir ihsan ile yıldızları astın İbrahim’in göğüne. Zemheri akşamlarının alazında gözlerinin kıblesine bir avuç dua sürdün. O duaydı İbrahim’i yıldızlara mahfuz eyleyen. O yıldızlardı İbrahim’e güneşi gösteren. Güneş ki İsmail’in boynuna bilenmiş bıçağın üstündeki ağlayış.

    Ey İsmail’i İbrahim’in aşkına kanıt eyleyen Rabbim. İbrahim ateşleri suya çevirirken biz serin sularda yanıyoruz. Ama biz seni unutsak ta sen bizi unutmazsın biliyorum. Bize de ateşleri güle çevirecek bir muştu ver, ey gök kuşlarının kanatlarına umut haleleri dokuyan Rabbim. Ver ki yeryüzüne adını fısıldayan güller yetişsin üzerimizde.

    Ey karıncanın göğsüne aşkı mimleyen Allah’ım!

    Yusuf’u gölge kıl güneşimize. Gömleğimizdeki kan lekeleri onun sevdasıyla dokunsun. Züleyha’nın yağmurları andıran güzelliğine karşı bize Yusufluk ver. Yalancı güneşlerin yaldızlarıyla aydınlanırken çağ, bizleri aşkın zindanında karanlığa mahkum et. En güzel rüyaları karanlığa en çok alışan gözlere nasip edersin biliyorum. Düştüğümüz bu kuyunun sonu yok Rabbim. Bize Yusuf’un ceylan karası gözlerinden damıttığın kavli rüyaları bahşet.

    Yakup eyle bize geceyi Rabbim. Sabrın ve inancın kesiştiği iz düşümde bize teslimiyetin esrarını ver. Acıdan kör olmuş bir çift göz ile aşkın sonsuz diyarını gözlemeyi nasip et. Kalbimize nisyan ile gömdüğümüz sırları ifşa et Rabbim. Gizli bir aşk koy gönlümüzün çerağına. Ki hazineler gizli olduğu için değerlidir biliyorum. Bize öyle bir Yakupluk ver ki; bir Yusuf için binlerce gözümüzü sabrın ateşiyle milleyelim.

    Bizleri sonsuz merhametinle cezalandır Rabbim.Biz ki bir Mim esrarında uyandık Nûn’a. Tüm harflerin ortasında üç harfin kudsiyetine iman ettik. Ve tüm süruriyetimizle ‘ah minel aşk’ dedik. Aşkı mukadder eyle kalbimize ey Aşkın Sahibi.

    Etrafımıza örülen tel örgülere karşı bize direnecek güç ver. Kınayanların karşısında Musa’nın âsâsı eyle kalbimizi. Tüm görkemli ihtişamların ve tüm işkencelerin arasında hepsine karşı koyabilecek bir inanç ver. Haykırmamıza ve bağırmamıza izin verme Rabbim. Meryem’e nasip ettiğin suskunluk ile beze sesimizin ehrâmını.

    Ve Muhammed Mustafa (S.A.V.). Aşkı var eylediğin güzellik aynası. Yetim bir ağacın yapraklarında ışıldayan nur halelerinin adı. Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.).

    Bize O’nun güzelliğinden sıçrayan tüm zerrecikleri nasip et Allah’ım. O ki aşksızlıktan taş kesilmiş bir şehrin taşlarına bile aşkı öğretti. Bilal’in göğsündeki kayadan dökülen gözyaşlarına şahidiz Yarabbi. Taif’li çocukların küçücük ellerinden fırlayan taşların hüznüne şahidiz Yarabbi. Şahidiz aşka ve aşkın imanına.

    Bize Peygamber’in ayak izlerinden derlenen gül kokularını nasip et. O’nun muhlis yüzündeki esrarı çiz gözlerimize. Biz aşkı unuttuk Allah’ım. Bize sevmeyi öğret. Tüm kainatı temizleyen bir rahmet yağmuru gibi. Tüm yağmurları ellerindeki duaya râm eyleyen Hak aşıkları gibi.

    Bize aşkı öğret Allah’ım.

Etiket Bulutu