Dayan be gönlüm!. Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!.

Archive for the ‘DUA’ Category

Ellerimi arş-ı alaya açıp tüm samimiyetimle,

Ellerimi arş-ı alaya açıp tüm samimiyetimle,
Tüm acziyetimle günahlarımın dağları aştığını itiraf etmeliyim.
Sevaplarımı: nefsime yenilerek yaktığımı,
Uhreviliği bırakıp dünyalığa aldandığımı,
Yanıldığımı,
İnsanları yanılttığımı,
Gerçeklerden kaçtığımı itiraf etmeliyim . .
Ve yeniden, son defa tövbe etmeliyim:
Senin sonsuz of ve merhametine güvenerek,
Pişmanlık çeşmesinden kana kana su içerek,
Dünyalıktan geçerek tövbe etmeliyim . .
Bulutlanmalı gözlerim,
Islanmalı yanaklarım,
Sinem ıslanmalı,
Boğazım düğümlenmeli,
Defalarca yutkunmalıyım . .
Öyle ki nefes almakta zorlanmalıyım!
Kavak ağacı gibi sallanmalıyım!
Uzaklardan duyulmalı titreyen sesim!
Maveradaki suda görülmeli bulanık aksim!
Pişmanlık kokmalı nefesim . . .!
Ve kendime gelmeliyim;
Yalnızlığımda çaresizliğimi tanımalıyım;
İnşirah’ı okumalıyım,
Ferahlamalıyım . . .
Dualarımın kabulüne şeksiz şüphesiz inanmalıyım;
Kendi kendime şunu demeliyim;
“Alemlerin Rabbi olan Yüce ALLAH’ım affedendir,
Affetmeyi sevendir.
O’nun beni affedip cennetine alması cennetini daraltmaz,
Tüm günahkarları affetmesi de cennetini daraltmaz,
Ben O’ndan geldim ve yine O’na döneceğim.
Ben O’nun affına muhtacım.
Rızasına muhtacım.
İnşALLAH O (cc) beni de,
Benim gibi olanları da affeder
Ve bizleri affetmeyi sever . . .”
. . . . . . . .
Umutluyum,
Umudumu hiç kaybetmiyorum,
Çünkü O’nun kapısını çalıyorum.
O kapıdan hiç kimse eli boş dönmez . .
O kapı kimsenin yüzüne kapanmaz,
O kapı rahmet kapısıdır . .
Umut ediyorum ki dağlar büyüklüğünde ki hatalarımı,
Arş’a yetişen kusur, kabahat ve günahlarımı,
O Rabbul Alemin yüzüme çarpmaz,
O (cc), beni umutsuzlukta bırakmaz.
Tertemiz verdiği bedenimi, çirkinliklerimden arındırır İnşALLAH . .
İnşALLAH benden yüz çevirmez,
İnşALLAH beni kendi halime bırakmaz.
Ey ahiret saadetiyle rahmet edici: Er Rahim,
Ey kendine sığınanlara eman veren: El Mümin,
Ey az amale çok karşılık veren: Eş Şekur,
Ey tevbeleri kabul edici: Ey Tevvab,
Ey günahları affeden: El Afüvv . . .
Beni, anamı, babamı, kardeşlerimi . . .
Bizi sevenleri ve sevdiklerimizi . . .
Ve tüm mümin ve mümiratı affet . .
Ey Yüce ALLAH’ım! Ömürlerimizin hayırlısını, ömürlerimizin sonu,
Amellerimizin hayırlısını, sonraki amellerimizi
Ve günlerimizin hayırlısını Sana kavuşacağımız gün eyle . . .
Ey Yüce ALLAH’ım! Kaza ve kaderine razı olmayı,
Ölümden sonraki hayatın serinliğini,
Senin vechine bakmanın lezzetini,
Zarar vermeksizin,
Fitneye kapılmaksızın,
Sapıtmaksızın Seninle konuşmanın şevkini bize nasib et . . .
Ya Hayyu ya Kayyum rahmetinden bizi mahrum etme . .
Ya Rabbi! Helalinle bizi haramdan koru.
Fazlın ile zengin kıl ve kendinden başkasına muhtaç etme . . .
Ya Rabbi! Bizleri affet . .
Ya Rabbi! Bizleri affet . .
Ya Rabbi! Bizleri affet . . .
Şüphesiz ki Sen affedensin ve affetmeyi sevensin . . .
Amin . . . Amin . . . Amin . . .
Emhamdulillah
Emhamdulillah
Elhamdulillahirabbilalemin . .
Vessalatu vesselamu ala resulina Muhammedin ve ala alihi
Ve sahbihi ecmain
La Edri

GÜZEL BİR DUA

♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥
Ya Zülcelal-i Vel İkram!Dünya
nimetini, şükredenler ve imanlarının zenginleşmesine vesile kılanlar
için iki cihan hayır ve saadet kaynağı kılıp,
kullarını cömertlikle
sevindiren Kerim Rabbim!..
Aynı nimetleri;
nefsinin arzuları doğrultusunda rezil eden ve şükür bir yana, azgınlık,
isyan ve küfür yollarında kullanma gafletleri içinde boğulanlar içinse
iki cihanda ebedi hüsran sebebi eyleyen Celil-i Mutlak!
Bizi Fatiha
Suresini’n hürmetine sırat-ı müstakim ehlinden eyle..
Gazaba uğrayanlardan,
şükürsüzlerden, dalalete düşenlerden,
asi günahkarlardan olmaktan da
SANA sığınırız..
Bizi Sana emanet ediyorumm…
Her halimizle Seniniz ALLAHIM!
Bizi yapayalnız, çaresiz, mutsuz ve huzursuz eyleme..
İhsan
ettiğin güzel ama fani dünya nimetlerinin hakkını verip
şükrünü de eda
ederek
SENİN rızanan ve muhabbetine vasıl olmayı nasip et..
Bizi bu hayırlarla ve ebedi güzelliklerle şerefyab eyle ne olur!
SEN,
Sana geleni geri çevirmezsin; bizi de elleri boş,
yürekleri sıkıntıyla
burulmuş, hüzünle ruhu yanıp tutuşmuş,
ortalarda bırakma..AMİİİİNNNNN…

Ya Hû!

Allah’ım Sen Ehadsin; beni nazarında biricik eylemişsin, yakarışım Sanadır, yalnız Sana kulluk ederim…
Allah’ım sen Samedsin. Ellerimden tutan sensin,ihtiyacım yalnız sanadır, yalnız Senden yardım dilerim…
Allah’ım sen doğurmadın doğrulmadın, kimseye benzemezsin sade Sana güvenirim.
Allah’ım denginde yok benzerinde, munezzehsin, mukaddessin… sade Seni İlah bilirim.
Bana beni Sen verdin, beni bende bırakma… Beni Senden uzak eyleme, kendine dost eyle.
Beni Sen benden eyledin, bendimi huzurundan ayırma… Beni bana bend eyleme, kendine bend eyle.. Beni benden iyi bilirsin, bana benden yakınsın.. Beni bana bırakma, kendine kul eyle.
Beni bana bırakma!
Ya İlahe İlla Hû…
Amin

GÜNÜN YORGUNLUĞUNDAN DUA İLE KURTULMAK

AZ VE ÖZEfser BERİN • 51. Sayı / DİĞER YAZILAR

GÜNÜN YORGUNLUĞUNDAN DUA İLE KURTULMAK

Mevlamız’a verdiği nimetlere karşı şükrümüzü göstermek için günün başlangıcında veya akşamında bunları hatırlayıp söyleyebilmek ne güzel bir yoldur. Nimetlere şükreden sıkıntılara hamd eden bir gönüle sahip olan kişi kolay kolay bunalmaz, yorgunlukları da kalıcı olmaz.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) akşam olunca yaptığı şu duayı okuyarak hem bedenen hem de ruhen yenilenip dinlenmeyi alışkanlık haline getirebiliriz. “Elhamdülillah geceye erdik. Mülk de Allah için geceye erdi. Allah’tan başka ilah yoktur. Tektir, ortağı yoktur, hamdler O’nadır. O her şeye kadirdir. Rabbim, bu gecede olacak hayrı da bundan sonra olacak hayrı da senden istiyorum. Rabbim, bu gecede olacak şerden de bundan sonra olacak şerlerden de sana sığınıyorum. Rabbim tembellikten, yaşlılığın kötülüklerinden, cehennem ve kabir azabından sana sığınıyorum.” (Müslim)

Güzeli seven Rabbim, benim içimi nurlarınla güzelleştir…

 

 

 


Güzeli seven Rabbim, benim içimi nurlarınla güzelleştir…
İçimin güzelliğiyle davranışlarım nurlansın!…

Gözlerimin bakışında Sen olmalı, kirpiğimin ucundaki damlada Sen parlamalısın!…

Yollarım Sana gelmeli hep!

Sen
in için koşmalıyım,Senin yolunda…
Affetmeyi seven Rabbim, affedilmenin huzurunu yaşattır bana… Günahkar kulunun tek tesellisi; Sen
’in huzurunda af dilerken, süzülen gözyaşlarıdır…
Bunca günahıma rağmen, beni bir nebze rahatlatan; tövbe etmeyi nasip eden Rabbimin, kullarını affetmeyi sevmesidir…

Sen
den koparma beni!
Sen
siz bırakma kalbimi…
Sen
den uzak kalınca; öyle aciz, öyle çaresizim ki…
Sen
inleyken huzurum dorukta; sanki her şey, her güzel şey benim, tüm mutluluklar benimle…
Dünyanın tüm çiçeklerini koklasam, Sana dua ederkenki huzuru yine bulamam…

En güzel sözleri kullansamSen
in için, hep Seni söylesem konuştuğumda;
Sen
i anlatmaya yine doyamam!
Dostlarını sevsem; kalplerinde Sen yaşıyorsun diye…

Tüm yarattıklarına ibretle baksam;Sen
i hatırlatıyor diye…
İçimdeki sevgiye dair ne varsa yapsam; Sen
i sevmeye yine doyamam!
Yüzüm olmasa da..

Vurur da geçer gönlüme hep, ezici pişmanlıklar..

Açılır ellerim duâya dururum…!

Bir halsizlik, bir ürkeklik, bir mahçupluk içindeyim

Susarım, sadece Sana’dır (c.c.) bükük boynum…

…Bakamam semâna,na’dır (c.c.)

Utanıyorum…
Ne büyük bir ateştir ki bu,

Hadsiz yanıyorum…
Avuçlarımda gül birikmişti Sen’i (c.c.) sevince,
Şimdi dikenlere döndüler günahlarımla,
Kanıyorum…
Sızlanırım hep, ağlarım günahlarıma
Pişmanım bütün yaptıklarıma
Yüzüm yok belki ama
Yok ki başka bir yer gideyim
Yüzüm olmasa da geldim kapına
Ey Rabbim(c.c.)!
Hükmedip cehennemine atarsan,
Rab (c.c.) Sen’sin, hakkındır…
Lütfedip Rahmetine sararsan,
Rahman (c.c.) Sen’sin şanındır…Ve bu son demde,
Yüzsüzüm, ama yine de kapına geldim…
Güçsüzüm, ateşin sinede affına geldim…af ya RABBİM affına geldim… Bizleri Affeyle Rabbim.. AMİNNNN…………

Dua

Dua

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

Yıldızların, gezegenlerin, ay ve güneşin, ırmakların, denizlerin ve dağların kendi lisanlarıyla sürekli zikir ve teşbihte bulundukları âlemlerin yaratıcısı Yüce Rabbimiz’e,


Onun üzeri­mizdeki   sayılamayacak  kadar çok  nimetleri adedince hamdüsena;  yaratılışın gayesi, varlığın  özü,   peygamberlik  hakikatinin  zübdesi, kemâliyle Feridi kevn ü zaman ve bi hakkın Fahri Kâinat, Cenabı Hakk’ın rahmaniyet ve rahimiyetine en mücella en parlak ayna Efendiler efendisi Hazreti Muhammed Mustafa’ya,


tertemiz pırıl pınl aile fertlerine, herbiri bir ilâ-yı Kelimetullah kahramanı olan kıymetler üstü yol arkadaşlarına da sonsuz salat ü selam ediyor,  hak ve  hukukun  ayaklar altında çiğnendiği,  inanan gönüllere karşı düşmanlık hisleriyle her zaman dopdolu olan insafsız tiranların kinlerini, gayzlarını hayasızca gözler önüne serdikleri mü’minlerin kalplerine   korku ve. endişe salıp onları sindirmek için türlü türlü entrika ve komplolara   başvurdukları  şu  tozlu  dumanlı günlerde, aciz, fakir, muhtaç, zayıf kulları ola­rak bir kez daha ellerimizi açıp kudreti sonsuz, merhameti nihayetsiz Rabbimiz’e içimizi; döküyoruz.


Ya Erhamerrâhimîn veya Ekramel Ekramînl

Sen bizim yegane Mevlâmızsın (Kafirlerin ise asla Mevlâ’sı yoktur. Yazıklar olsun onlara; kendilerine yazık ettiler ve ediyorlar.)


Bizde derdimizi Sana şerhediyor,hal-i pürmelâlimizi, kullukla asla’ bâğdaştırılamayacak nâ-hoş hallerimizi Sana şikâyet ediyoruz. Bilerek ya da bilmeyerek içine düştüğümüz günahlar- dan dolayı bizi azaba maruz bırakma, ikâba  uğratma..’

İnsi ve cinnî şeytanların gelip gelip inananların tepesine binmelerine, tebelleş olma­larına da müsaade etme., enbiyâ-ı izamı ve Rusül-ü kirâmı koruyup kurtardığın; gibi bizleri de din ve diyanet düşmanlarının şerlerinden, tuzaklarından, hilelerinden kurtar ve her zaman sıyanet buyur!. O sevgili kullarının bazılarına dokunan zararı def ü ref etmiş, bazılarını  içinde bulundukları  sıkıntılardan çekip çıkarmış, diğer bazılarını da kefere ve fecerinin verebilecekleri zararlar karşısında hıfz u inayet seralarına almıştın.

Yâ Râbberrahîm!

Bize dokunan ve do­kunması muhtemel olan zararları da kaldır.. bizi gaflet, heva ve heves gayyalanndan kurtar.. hata işlemekten, masiyetlere düşmekten, küfrün ve dalâletin karanlık vadilerine yuvar­lanmaktan muhafaza buyur., marifet basamaklarındaki derecelerimizi yükselt., kurbiyetinin halavetini ve üns esintilerini gönüllerimize tat­tır… bütün hal, hareket, tavır ve davranışları­mızda ruhumuzun heykelini ikâme etmeyi mü­yesser kıl., dünyada ve ahirette sağanak sa­ğanak yağdırdığın ve yağdıracağın lütuflarının kadr ü kıymetini bilmeyi de nasip eyle!.

Ellerimizi indirirken, yerlerin ve göklerin hürmetine yaratıldığı beşeriyetin kurtarıcısı Peygamber Efendimiz’e, âline ve ashabına bir kere daha salât. ve selam ediyor, iki salât ü selam arasına sıkıştırılmış münacaatlara yüce huzurda mutlaka icabet edileceği recasıyla dualanmızın kabulünü bekliyoruz, Rabbimiz!…


Âmîn, Âmîn,Âmîn!..

Allah’ım! Sadece tertemiz bir kalple Allah’ın huzuruna çıkan hariç mal ve evlatların -insana- hiçbir yararı olmadığı günde senden aman diliyorum.

Allah’ım! Sadece tertemiz bir kalple Allah’ın huzuruna çıkan hariç mal ve evlatların -insana- hiçbir yararı olmadığı günde senden aman diliyorum. Zalimin -hasretle- ellerini ısıracağı ve “keşke ben Resulullah’a -itaat- yolunu tutsaydım” diyeceği günde senden aman diliyorum. Günahkârların yüzlerinden tanınacağı saçları ve ayaklarından tutulacağı günde senden aman diliyorum.

Babanın oğul yerine ve evladın da baba yerine cezalandırılmayacağı günde senden aman diliyorum. Ve doğrusu Allah’ın vaadi haktır. Zalimlere mazeretlerinin bir fayda sağlamayacağı onların Allah’ın rahmetinden uzak ve kötü bir menzilde olacağı günde senden aman diliyorum.

Hiç kimsenin kimse üzerinde güç sahibi olamayacağı ve yetkinin yalnız Allah’a has olacağı günde senden aman diliyorum. İnsanın kardeşinden annesinden babasından karısından ve evlatlarından kaçacağı ve herkesi meşgul edecek bir işle uğraşacağı günde senden aman diliyorum.

“Suçlu o günün azabından -kurtulmak için- eşini ve kardeşini kendisini barındıran içinde yetiştiği tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini vermek ister. Hayır -hiçbir zaman bu imkanı bulamayacak-! O -cehennem ateşi- alevlenen bir ateştir. Deriler kavurur soyar.” Bu günde senden aman diliyorum.

Mevlam ey mevlam! Sen mevlasın ben ise bir kulum; kula mevladan başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen -varlığımın- sahibisin ben ise sahip olunan; sahip olunana sahip olandan başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen azizsin ben ise zelil; zelile azizsen başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen yaratansın ben ise yaratılan; yaratılana yaratandan başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen yücesin ben ise hakir hakire yüce olandan başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen güçlüsün ben ise zayıf; zayıfa güçlüden başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen zenginsin ben ise yoksul; yoksula zenginden başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen bağışta bulunansın ben ise sail; saile bağıştan bulunandan başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen dirisin ben ise ölü; ölüye diriden başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen bâkisin ben ise fâni; faniye bakiden başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen ebedisin ben ise geçici; geçiciye ebediden başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen rızıklandıransın ben ise rızıklanan; rızıklanana rızıklandırandan başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen cömertsin ben ise cimri; cimriye cömertten başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen afiyet verensin ben ise -derde- tutulan derde tutulana afiyet verenden başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen büyüksün ben ise küçük; küçüğe büyükten başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen hidayet edensin ben ise sapan; sapana hidayet edenden başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen rahmansın ben ise merhamet edilecek olan; merhamet edilecek olana rahmandan başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen güç sahibisin ben ise imtihan edilen; imtihan edilene güç sahibinden başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen kılavuzsun ben ise yolunu şaşırmış; yolunu şaşırmışa kılavuzdan başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen bağışlayansın ben ise günahkâr; günahkâra bağışlayandan başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen galipsin ben ise mağlup; mağlubu galipten başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen eğitensin ben ise eğitilen; eğitilene eğitenden başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Sen yücesin ben ise alçak ve düşük; düşük birisine yüce olandan başka kim merhamet eder?
Mevlam ey mevlam! Rahmetinin hakkı için bana merhamet eyle. Bağışının lütfünün ve fazlının saygınlığı için benden razı ol.

Ey bağış ihsan fazl ve nimet sahibi! Rahmetinin hakkı için -duamı kabul buyur- ey merhametlilerin en merhametlisi

Etiket Bulutu